Evapsie

Harry Potter ve RPG'nin birleştiği adres(:
 
AnasayfaKapıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Kahvaltı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Lajita Veronique Bickle
Gryffindor 1. Sınıf ~ Revir Görevlisi
Gryffindor 1. Sınıf ~ Revir Görevlisi
avatar

Mesaj Sayısı : 509
Ruh Hali :
Nereden : New York

Seviye
RP Puanı:
91/100  (91/100)

MesajKonu: Kahvaltı   Paz Ağus. 23, 2009 5:44 pm

    Lily kendisini bile şaşırtarak bu sabah tam vaktinde kalkmıştı. Herhangi bir şekilde oyalanmak istemeyerek parmak uçlarında banyoya yürüdü. Derken aniden hatırladığı şey yüzünden geri dönmek zorunda kaldı. Akşam yatmadan önce Reese ile sabah erken kalkıp adam gibi bir kahvaltı yapabilmek için sözleşmişlerdi. Genelde ikisi birden geç kalıyor, doğru dürüst kahvaltı yapamadan dersliklere koşuyorlardı. Bu yüzden de bütün günleri hafif bir baş arısıyla geçiyordu. Lily sessizce ve hızla hareket ederek Reese’in başucuna geldi.

    Reese,Reese” ama kız uyanmamakta ısrar ediyordu, pikesi üstünden kaymış yastığı da düşmek üzereydi. Lily önce yastığını kaldırarak dürtme işlemine devam etti. Reese en sonunda “Ah” diye inleyerek gözlerini araladı. Gözlerini kırpıştırıyor, çatlak bir sesle de mırıldanıyordu. Lily’de tam olarak ayık sayılamayacağından Reese’in ne dediğini tam anlayamıyordu. •Her neyse• Lily dönüp tekrar banyoya yöneldiğinde Reese’in bileğini kavradığını hissederek arkasını döndü.

    Efendim Reese?” •Tanrı aşkına, kendine gelsen bi' an önce• Kız en sonunda yatağında doğrulmayı başarırken Lily onun akşamdan kalma olup olmadığını merak ediyordu. Dün gece erkenden uyumuştu çünkü. Zaten bu sebeple de erken kalkmayı başarabilmişti. Reese ayağa kalkarak Lily’nin yanına geldi;

    Günaydın Lil!” •Ah• Lily kendine geldiği için arkadaşına minnetle bakarak;

    Sanada tatlım” dedi hızlıca ve sonra aynı hızla banyoya girdi. Çabucak bir duş aldı ve ikizi gibi saçlarını toplamayı sevmediğinden serbest bırakarak üstünü değiştirmek için sandığına eğildi.
    İçeride yok yoktu, önce Gryffindor arması işlenmiş, siyah cüppesini çıkartarak özenle yatağına serdi. Sonrada siyah, kısa bir etek giyerek ona uyan kemerini aramaya başladı. Birkaç dakika boyunca aradıktan sonra çabaları sonuç vermiş, üzerinde geometrik şekillerden oluşan metaller bulunan, pembe, ince kemerini bulmuştu. Hemen eteğine takarak çoraplarını aradı, onlarıda kısa sürede bularak giydi. Üzerine ne giyeceğini düşünürken aklına geçen sene sonbaharda aldığı ince kazağı gelerek gülümsedi. Hemen onuda sandığından bulup çıkartarak bir çırpıda üzerine geçiriverdi. •Tamamdır• Artık hazırdı ve cüppesini de dikkatle –saçını bozmadan– giyebilmeyi başararak Reese’in ateş saçan gözlerine bakmamaya çalıştı. Kızcağız sabah erken kalkmış, daha doğrusu Lily’nin ısrarlarıyla kaldırılmış, kahvaltı edebilme umuduyla son enerjisini de harcamıştı. Ancak hala Lily’i bekliyordu. Gerçi onun da hazırlanması çok kısa sürmüş değildi fakat bekletilmeyi sevmediği surat ifadesinden okunabiliyordu. Lily hemen arkadaşının koluna girerek onu yatakhaneden çıkarttı, ikisi birlikte ortak salona inerken son derece mutlu gözüküyorlardı ve tabii aç. Çabucak kendilerini kulenin koridorlarına atarken Lily bir yandan da bugünün güzel bir gün olacağını umuyordu.

    En sonunda iki kız Büyük Salon’un kapısının önündeydiler. Uzun adımlarla içeri girerek etrafa bir göz attılar. Lily kendini onu her zaman büyüleyen tavana bakmaktan alıkoyamayarak bugünün güzel olacağından biraz daha emin oldu. İkili uzun zamandır edemedikleri mükemmel kahvaltıya bakarak aceleyle Gryffindor masasında kendilerine yer buldular. Bu arada Gryffindor’dan birinci sınıf olduğu anlaşılan, yeşil gözlü, beyaz tenli ve kızıl saçlı bir kız içeri girmiş, Lily ve Reese’in olduğu tarafa doğru yürüyordu. Lily kız yaklaştıkça onun ne kadar güzel olduğunu fark etmişti ve kız iyice yanlarına geldiğinde meraklı bir tavırla hala kızı süzmekteydi. •Hımm,hoşmuş• Derken kız şirin bir tavırla;

    Selam, yanınıza oturabilir miyim?” diye sorunca Lily hemen gülümseyerek;

    Ah, tabii ki. Olur değil mi Reese?” dedi. Reese’de ağzı yemekle dolu olduğundan gülümseyip, başına sallayarak onaylamakla yetinmişti. Lily sırıtmaktan kendini alamamştı. Kız hemen yanlarına oturarak kendisinden bahsetmeye başladı. Lily bir yandan atıştırıyor, diğer yandan kızla olan ortak noktalarını tespit etmeye çalışıyordu. Görünüşe göre yepyeni bir arkadaş edinmişti ve giderek bu okulu daha fazla sevmeye başlamıştı.
    En sonunda doyduğuna kanaat getiren Lily, Reese’e dönüp kalkıp kalkamayacaklarını sordu. Reese’de karnını doyurmuş olacakki evet anlamında başını sallayarak kalktı. Lily hemen balkabağı suyundan bir fırt daha çekerek onun peşinden salondan çıktı.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://geceevi-rpg.yetkinforum.com/forum.htm
Reese Becca Hudson
Gryffindor 1. Sınıf
Gryffindor 1. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 71
Ruh Hali :

Seviye
RP Puanı:
10/100  (10/100)

MesajKonu: Geri: Kahvaltı   Paz Ağus. 23, 2009 5:57 pm




Uyandığımda kendi odamdaydım. O masum, sıcak ve sevecen odamda. Abuk subuk posterlerim, kitaplarım, sevdiğim sanatçıların CD'leri... İçinde aslında kıyafet olması gereken ama ne ararsan bulabileceğin gardırobum ve hiç bir zaman toplanmayan çalışma masam. Odamı ne kadar da özlediğimin farkına vardığım an kapım açıldı. Annem, babam, ağabeyim ve küçük kardeşim ellerinde bir pastayla odama girdiler. Bugün benim doğum günüm müydü? Aman Tanrım bunu nasıl unuturdum? Annem ve babam her zamanki gibi “İyi ki doğdun biricik çirkin kızımız!” diyorlardı. Ayağa kalkıp kardeşlerimi kucakladım. Onları çok özlemiştim. Neredeyse gözlerimden yaş geliyordu mutluluktan. Bir anda annem, babam ve kardeşlerim ortadan kayboldular. Etrafıma öylece bakakaldım. Salona doğru yürürken etraf kararmaya başladı. Etraf karardıkça korkmaya ve koşmaya başlıyordum. Aynı kabusu gene mi görüyordum yoksa diye düşünürken kendimi Karanlık Orman’ın ortasında buldum. Buraya gelmenin yasak olduğunu biliyordum. Eğer biri beni burada görecek olursa ceza alırdım. Okula doğru hızlıca koşmaya başladım. Ancak ileri gittikçe geri geliyordum. Etraftan çatır çutur sesler geldikçe korkum artıyor daha hızlı adımlar atmaya başlıyordum. Sesler kesilmişti ama hava kararmaya başlamıştı. Karartının giderek çökmesi beni daha da fazla korkutuyordu.Artık yorulmuştum ve dizlerim çözülüyordu. O sırada arkamdan çatır çutur sesler tekrar gelmeye başladı. Arkamı döndüğümde dev gibi bir örümceğin bana doğru geldiğini gördüm ve koşmaya başladım. O an yorgunluğum, dizlerimin çözülmesi hatta karanlık bile beni durduramazdı. O sırada Lily’nin sesini duydum. Bana sesleniyordu.

-Reese ! Reese !

Etrafıma bakınarak Lily’yi arıyordum ama onu göremiyordum.Arkamdan hızla gelen örümcekten kaçarken bir yandan etrafıma bakındığım için haliyle önümü göremiyordum ve o anda yere düştüm.

-Ah ! diye inledim, gözlerimi açtığımda – ki tam açamıyordum, o karanlıktan sonra odanın aydınlığı fazla gelmişti. Bu nedenle gözlerimi kırpıştırıyordum.- Lily’nin mavi gözleriyle karşılaştım. Bana bakıyordu ve beni uyandırmaya çalışıyordu. İstemsizce bir şeyler söyledim. Hala o kötü kabustayım diye düşündüm. Lily banyoya doğru yönelince gene istemsizce onun bileğini tuttum. Sanırım hala şoktaydım ve korkuyordum.

-Efendim Reese ? , diye söylendi Lily. Bense o sırada doğrulmaya çalışıyordum çünkü yastığım yoktu ve pikemi de koştururken(!) üzerimden atmış olduğumu fark ettim.

-Günaydın Lil! , diye gülümsedim. Lily’se onu ilk gördüğüm zamanki gibi gülümseyerekSana da tatlım!dedi. Ardından banyoya yöneldi. Ben de pencereden dışarı bakıp temiz havayı içime çektim. Hemen üstümü değiştirip saçımı taradım. Son bir kez aynaya baktığımda hazırdım. Tekrar pencereden dışarıyı izlemeye başladım. Hayatımda hiç bu kadar güzel bir manzara görmemiştim. O yüzden bu odada olmaktan her zaman mutluydum. Yıllar süren(!) hazırlanmasından sonra Lily sonunda hazırdı.Hemen koluma girdi ve odadan bir hışım çıktık. İkimizde oldukça açtık ve Büyük Salon’da yenmeyi beklenen kahvaltımıza doğru adeta koşuyorduk. Büyük Salon’a girer girmez bir yere oturduk ve yemeye başladık. Sanırım bizi görenler günlerdir yemek yemediğimizi sanabilirdi.

O sırada duyduğum sesle irkildim ve sesin yönüne doğru döndüğümde şirin bir şekilde gülümseyen bir kızın oturmak için izin istediğini anladım. Kız “Selam , yanınıza oturabilir miyim?” diye kibarca izin istedi. Lily o sevecen tavrıyla atıldı ve
“Ah, tabii ki. Olur değil mi Reese?” diye sordu. Kendimi yemeğe öylesine kaptırmıştım ki ağzım hala doluydu. Lily’nin hemen atılıp konuşmasını hiç dert etmeden ve gülümseyerek – tabi ağzımda yemekle ne kadar gülümseyebilirsem o kadar gülümseyerek- başımı salladım. Kız Gryffindor’dandı. Adı Holly’di. Kız kendinden bahsediyordu. Akıcı konuşması ve tatlı gülümsemesiyle kendini sevdirmişti. Kızı dinlemek adeta bir keyif haline dönüşmüştü. Kız kendinden bahsederken arada sırada kahkaha atıyordu ve ben de kendimi gülmekten alamıyordum. Kızın anlattıklarını can kulağıyla dinliyordum ve bir çok da ortak nokta yakalamıştım. Tam içimden “Aynı odada kalsaymışız keşke” diye geçiriyordum ki Lily bana dönüp kalkıp kalkamayacağımızı sordu. Başımı sallayarak ona yanıt verdim ve ayağa kalktım. Holly’e gülümsedim ve kapıya doğru yöneldim. Kapıdan çıkarken Lily bana yetişti ve koluma girdi. İlk dersin iksir dersi olmasının mutluluğuyla iksir dersine doğru Lily ile ilerledim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Peyton Holly Sawyer
Gryffindor 1. Sınıf
Gryffindor 1. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 56

Seviye
RP Puanı:
40/100  (40/100)

MesajKonu: Geri: Kahvaltı   Salı Ağus. 25, 2009 10:16 am

Saatin tiz sesinin kulaklarıma ulaşmasıyla gözlerimi hayıflanarak açtım. Erken kalkmaya hiçbir zaman alışamamıştım ve derslere yetişmekte güçlük çekmiştim. Her sabah koşmaktan bıktığımdaysa bu rahatsız edici saat çaları almıştım. 'Bu seste uyanmamak mümkün mü?' İstemeyerek de olsa kafasımı yastığımdan kaldırdım. Yatakhaneye göz gezdirdiğimde hemen hemen herkesin kalktığını ve ilk dersleri için hazırlanmaya başladığını gördüm. Kapatmadığım saatin sesinden gittikçe rahatsız olmaya başlayıp ,kapatmak için uzandığımda elim sert birşeye çarptı ve bu sert cisim yere düşüp kırılmanın eşiğine geldi.Elimin neye çarptığına bakmak için yatağımdan kalkıp yere eğildim. Küçük cam kürenin içindeki karlar düşmenin etkisiyle ordan
oraya savrulmaya başlamış, içindeki Hogwarts figürünün üzerine büyüleyici bir şekilde düşüyordu. Kahverengi halının üzerine yatıp,bir elimle küremi almaya çalışıyordum. Sonunda cam küreye ulaştığımda yerden kalkıp yatağımın üzerine oturdum ve karların düşüşünü izledim. O kadar büyüleyiciydi ki...
Yatakhanedeki kızların çoğu Gryffindor armalı cüppelerini giyip kapıya yönelmişti. Artık hazırlanmam gerektiğini düşünerek küremi hala ötmekte olan saatin yanına bırakıp,tiz sesi susturduktan sonra dolabıa yöneldim. Kapağını
açtığımda bütün kıyafetler üzerime düşecekmiş gibi duruyordu. Akşam dolabın içine fırlattığım eteğimi ve gömleğimi alıp,cüppemi de üzerime geçirdim. Ayna karşısına geçip kızıl saçlarımın elektriklenmiş kısımlarını da düzelttiğimde ben de birkaç kız gibi kapıya yöneldim. Ortak Salon'daki tuhaf tütsü kokusunu içime çekip biraz daha uyumayı dilerken portre deliğine ilerledmi. Şişman Hanım yana savrulurken içinden geçtim ve Büyük Salondaki kahvaltım için aşağı indim. Açlıktan ölmeseydim kahvaltı yapmazdım ancak midemden gelen garip seslere engel olamıyordum.

Hogwarts'ın büyülü koridorlarını öğrencilerin ellerindeki parşömen kokusu heryeri sarmıştı. Midemdeki sesler daha da artmaya başlamışken gittikçe daha da çok yaklaştığım artan mırıltılardan ve leziz yemeklerin kokusundan anlaşılıyordu. Sonunda Büyük Salon'dan içeri girdiğimde gözüme ilk takılan masaları süsleyen yemekler oldu. Ardından gözlerim Slytherin masasına takıldı ve Göl Kenarı'ndaki sarışın çocuğu aradı ancak bulamayınca ve midemin haykırışlarına dayanamayınca kalabalık Gryffindor masasına yöneldim.

Birinci sınıftan olduğunu düşündüğüm çok az kişi vardı ve bunlardan en cana yakın olanları sarı saçlarıyla oldukça dikkat çeken iki arkadaştı. Yüzümde kocaman bir gülümsemeyle yanlarına gittim ve mümkün olduğunca kibar olmaya çalışarak sordum. 'Selam,yanınıza oturabilir miyim?' Kızlardan sonradan adının Lily olduğunu öğrendiğim sevecenlikle onaylarken arkadaşının sıcak gülümsemesine karşılık verdim. Tabağıma ne var ne yoksa dodururken Lily ve Reese'le sohbet etmeye başladım. O kadar güzel sohbetleri vardı ki zamanın nasıl geçtiğini,karnımı nasıl doyurduğumu unuttum. Yeni edindiği arkadaşlarımla ortak yönlerimizi keşfederken içimdeki mutluluğu engelleyemeyip arada kahkaha atıyordum. Lily ve Reese, İksir dersi için Büyük Salon'dan çıkarlarken ben de kalan son böreğimi yiyip meyve suyumu bitirmeye çalışıyordum. Sonunda kahvaltımı bitirip yeni arkadaşarımı düşünerek İksir dersinin yolunu tuttum...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Kahvaltı   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kahvaltı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Evapsie :: Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu :: Giriş Katı :: ♣ Büyük Salon-
Buraya geçin: