Evapsie

Harry Potter ve RPG'nin birleştiği adres(:
 
AnasayfaKapıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Ders 1 (Offline)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir
avatar


Seviye
RP Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Ders 1 (Offline)   Çarş. Ağus. 26, 2009 12:59 am

Sisli ve bulutlu bir gün daha aslında okadarda sıradışı deildi ama ona göre her zamanki gibi aynıydı.Etrafta huzur vericek fazla şey yoktu solmuş ve kurumuş çiceklerden başka eski savaşın izleri hala toprakta yankılanıyordu savaşta cıkmış kan birikintilerini toprak çekmiş toprağın rengi kırmızıya yakındı.Savaşta olmuş hüzünlü göz yaşları topragı hala suluyor gibiydi.Bu hüzünlü şeylerin yanında hala iyi şeyler olabiliyordu,hogwarts'ın ışıkları hiç kapanmamış bir şekilde aydınlatıyor büyük şatonun görkemli manzarası hala özgünlüğünü koruyordu.

İşte böle bir sabahta uyanmıştı.Biraz geç kalksa bile büyük salonun güne başlama moral kahvaltısını kaçırmamayı umuyordu.Hazırlanması kısa sürmüş olsa bile büyük salondan gelen sesleri duyabiliyordu.Hızlı bir şekilde büyük salona vardığında herkes yerine almış kahvaltısını etmeye başlamıştı.Karnının guruldadığını farketmesiyle uzunca masaların oluşturduğu koridorda yürüdü.Bütün büyücüler mutlu bir şekilde görünüyordu.Profesörlerinde ögrencilerden farkı yoktu nekadar alışmış lsalar bile yüzünde olan heyecanları farkedilebiliyordu.Öğretmenler masasındaki yerini aldıktan sonra tabağına özenle yemekleri seçti.Ögrenciler birbiriyle tanışıyor arkadaşlıklarını geliştirmek için muhabbetler ediyorlardı.Slyrherrin masasında soğuk bir hava vardı.Hepsi birbirini önceden tanıyor konuşmaya gerek duymuyor gibiydi.Kahvaltısını bitirdikten sonra hızlı bir şekilde suratında gülümsemeyle sihir dersliğinin olcağı sınıfa çıktı..

Sıralar ve perdeler tozlanmış bir haldeydi.Sıraların altında duran kağıt cöpleri hala temizlenmemiş duruyordu.Hızlı masasının üzerine kitaplarını bıraktı.Rahatsız edici bir şekilde tozlar havaya kalkmıştı.Perdelerin kapalı olduğunu farkettiğinde yavaşca actı.İçeri bulutların kapattığı ışığın parçaları geliyor sınıfın yarısını aydınlatıyordu.Masasına oturduktan sonra
yüzüde küçük bir gülümsemeyle kitabın sayfalarını çevirdi.Araştırmalarını önceden yapmış olması onun rahatlamasını sağlıyordu.Kitaba dalmış bir şekilde sayfaları çevirirken kapının açıldığını farketti,öğrenciler sınıfa akın etmiş bir şekilde özenle yerlerini seçtikten sonra hazırlanmalarını bekledi.Herkes arkadaşlarıyla konuşuyor gülüyordu.Derse başlamassa bunun son bulmıcağını fark edince ayağa kalkıp masanın önüne geldi.Hepsinin gözü Stam'a çevrilmiş bir vaziyetteydi.Yüzündeki küçük mutluluğu silerek yerine disiplini koydu..

''İlk önce herkese merhaba,ben yeni sihir tarihi profesörünüz Stam James Adams.Sizinle iyi anlaşcağımızı umuyorum içinizden bazıları hogwarts kurallarını biliyor,ben size tekrar söliyorum sonra anlaşmazlık olmasın...''

Tahtanın bir köşesine maddaler halinde kuralları yazmaya başladı.Bütün ögrenciler yazdıklarına bakıyor bazıları üzüntü bazılarıda normal bir şekilde duruyordu..

'' *Haylazlık yapma
*Birbirinize birşey fırlatma(Rahatsız etme)
*Ben konuşurken izin almadan konuşmak veya soru sormak..
*Birbiriniz arasında rahatsız edici kelimeler vb..

Bu kurallara uyarsanız sorun cıkmıcağını umuyorum.Hogwarts eskisi gibi düzenli bir yer olma çabası içinde ilerki derslerimizde bunları anlatıcağım...''


Masanın üzerindeki kitabını aldıktan sonra ilk konuları olan ''Eskiler ve Şimdi'' göz attı.Bakanlığın özgür olmasının sağladığı konulardan
biriydi.Ona göre bu konuların şuanda anlatılmaması gerekiyordu.Daha ilk ders olarak kafalarının karışmasına sebeb olabilirdi.Yüzünü öğrencilere çevirerek..

''Sihir Tarihi kitabınızın 42.Sayfasını açın.İlk dersimiz olarak açılışı yapıyorum.Sihirin özgürleşmesini en büyük yardım edenler James ve Lily Potter 31 Ekim 1981'de Godric's Hallow'da Ölü bulundu.Küçük oğulları Harry Potter öldüren lanetten sağ çıkmayı başarmasayla esrarengiz perde açıldı.Lily Potter'ın ölmeden önce Harry'e karşı kalkan yarattığı ortaya çıktı..

Harry Potter'ın vaftiz babası olan Black ailesinin son torunu.Sirius Black (1959) Harry Potter'ın babası James Potter 'ın en yakın arkadaşlarından birisidir.Sirius bir animagustur(bu tür büyücüler hayvana dönüşebilirler) ve böylece istediğinde siyah bir köpeğe dönüşebilir. Takma adı Padfoot, yani Patiayak'tır.Aile üyelerinin tümü Syltherin binasında olmasına rağmen sadece o Gryffindor binasına seçilmiştir.Zümrüd-ü Anka Yoldaşlığının olduğu savaşta Öldüren Lanet isabet etmiştir.


Remus Lupin, Harry Potter'ın babasının en iyi arkadaşlarından biridir. Fenrir Grayback tarafından küçükken ısırılıp bir kurtadam olmuştur. Harry üçüncü sınıftayken onun karanlık sanatlara karşı savunma hocalığını yapmıştır. Zümrüdüanka yoldaşlığının bir üyesidir. Dumbledrore'un güvendiği bir kimsedir. Peter Pettigrew, Sirius Black ve James Potter onun Hogwarts'da sahip olduğu tek arkadaşlarıdır. Üçü de onun kurtdam olduğunu öğrendiklerine Lupin'in sandığının aksine onu bırakmamış hatta onu yalnız bırakmamak için birer Animagus olmuşlardır.Eşi Tonks ve Lupin özgürlük için savaşın cıktığı zaman öldürüldü..


Deli göz Moody bir seherbazdır.Onun sayesinde Azkaban'da boşluca kalmadı. 1994 yılında Hogwarts'ın müdürü Albus Dumbledore tarafından Hogwarts'a çağrılır.Çağrılma sebebi öğretmen açığı olmasıdır.Tek gözü yoktur.Onun yerine sihirli bir takma göz kullanır.Aynı zamanda tek bacağıda yoktur.Onun yerinede demirden pırotez bacak kullanır.Harry potter'ı çok korumuştur.Aynı zamanda Tonks'un babası Ona genellikle Deli Göz Moody denir.Harry Potter'ı korurken Öldüren Lanet'in isabet etmesiyle ölmüştür...


Albus Dumbledore 'un bir kız kardeşi ve bir erkek kardeşi vardır. Kız kardeşi Ariana, daha küçük bir çocuk iken, kontrol edemediği bir büyü yaptığı sırada, bu durumu görüp korkan mugglelar tarafından saldırıya uğramıştır. Bu saldırının şokunu atlatamayan Ariana bakıma muhtaç kalmıştır. Bunun üzerine babası muggleların peşine düşüp onlara saldırmıştır. Yakalandığında neden saldırdığını anlatmamış ve Azkaban'a yollanmıştır. Ve orada da hayatını kaybetmiştir. Annesi ise bir gün, Ariana annesine yardım etmek isterken, gene gücünü kontrol edemeyip kaza ile annesini öldürmüştür. Dumbledore daha genç iken Grindelwald ile arkadaş olmuştur. Kendilerini güç verilmişler olarak tanımlamaktadır. Onun fikirlerinin Dumbledore'u daha genç iken nasıl etkilediğini kendisi daha sonradan Harry'e itiraf etmiştir. Dumbledore, Arkadaşı Grindelwald ile birlikte ölüm yadigarlarını aramaya çıkmayı planlamıştır. Fakat Aberforth, Ariana'ya bakması gerektiğini ona soylediğinde kız kardeşini de seyehatlerine almayı düşünmüştür. Bu fikri hiç sevmeyen Grindelwald sinirlenip Aberforth'a asasını cekmiştir. Sonra üçü birlikte orada düello etmeye başlar. Ve kiz kardeşi o düello sırasında hayatını kaybetmiştir. İçlerinden hangisinin Ariana'nin ölümüne sebep olan laneti yaptığını hiç öğrenememişlerdir. Dumbledore'un ölümünden sonra Rita Skeeter tarafından yazılan kitapta Dumbledore'un gençliğindeki bütün kötü yanları anlatılmıştır. Kendisinin ailesine gerekli ilgiyi gostermediği ve üzerine düşeni yapmadığı açıklanmıştır. Fakat genç iken Grindelwald'in fikirlerine kapılmasına rağmen, Ariana'nın ölümünden sonra her türlü haksızlığa karşı savaşmaya başlamıştır. İleriki zamanlarda Grindelwald'ı kendisi yenmiştir. Muggle haklarını savunmuş ve muggle doğumlulari korumuştur.Severus Snape tarafından Öldüren Lanet'le öldürülmüştür..Sebeblerini ilerde anlatacağım..

İlerki derslerimde bir kaç hayat hikayesi ve Felsefe Taşını anlatacağım..''


Ödeviniz..
1-Lily Potter Harry'e kalkan yarattığında öldüren lanetin geri sektiğinde Karanlık Lord'un asası neden kırılmadı?
2-Severus Snape'in hayatı hakkında kompazisyon ödevi istiyorum..


Ögrencilerin not alması onun hoşuna gitmişti.Derste herkes onu dinlemiş bir kaç kişiden başka kımse konusmamıstı.Kitabını aldıktan sonra yavaş adımlarla sınıftan çıktı...

RP Out:Ödevlerinizi Pm İle gönderebilirsiniz..

Ödevlerinizi Çarşamba gününe kadar teslim edin..


En son Stam J. Adams tarafından Ptsi Ağus. 31, 2009 12:41 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sabrina Bella Naveen
Slytherin 1. Sınıf
Slytherin 1. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 403
Ruh Hali :
Nereden : ^^UzaydaN^^

Seviye
RP Puanı:
40/100  (40/100)

MesajKonu: Geri: Ders 1 (Offline)   Çarş. Ağus. 26, 2009 5:08 am

Sabrina sabah erkenden uyanmıştı. Ve tekrar uyuyamadı. Kalkıp biraz dolaşmak istedi.

Hava biraz esintiliydi. Ama Sabrina bunu düşünmüyordu.
Gaston...
İşte bunu düşünüyordu. Ne yapacağıı bilmiyordu. Niye soğuk davranıyordu onu da anlamıyordu. Her şeye rağmen Gaston ona çok iyi davranıyordu. Sabrina kafasınfa bir yere not etti ve onunla bir ara konuşması lazımdı. Biraz daha düşündükten sonra Sihir Tarihi için yola koyuldu.

Dersliğe vardığında profesör yokdu. Gidip bir yere oturdu.
O kadar erken gelmişti ki neredeyse kimse yoktu. Ama biraz sonra Gaston geldi. Sabrina'yı ateş basmıştı. Gaston gelip Sabrina'nın yanına oturdu. Sabrina:
''Gü-günaydın...''dedi.
Sonra önüne döndü. Gaston da gülümsedi. Herhalde sevinmişti Sabrina onunla konuştuğu için.

Profesör biraz sonra gelmişti ve biraz durdu. Yüzüne ciddi bir ifade yerleştirdi ve kendisini tanıttı. Sonra tahtaya yöneldi ve:
*Haylazlık yapma
*Birbirinize birşey fırlatma(Rahatsız etme)
*Ben konuşurken izin almadan konuşmak veya soru sormak..
*Birbiriniz arasında rahatsız edici kelimeler vb..
diye yazdı.

Zaten bunları yapan yokdu ki bu sınıfta. Sonra profesör:
''Sihir Tarihi kitabınızın 42.Sayfasını açın.İlk dersimiz olarak
açılışı yapıyorum.Sihirin özgürleşmesini en büyük yardım edenler James
ve Lily Potter 31 Ekim 1981'de Godric's Hallow'da Ölü bulundu.Küçük
oğulları Harry Potter öldüren lanetten sağ çıkmayı başarmasayla
esrarengiz perde açıldı.Lily Potter'ın ölmeden önce Harry'e karşı kalkan yarattığı ortaya çıktı..

Harry Potter'ın vaftiz babası olan Black ailesinin son torunu.Sirius Black (1959) Harry Potter'ın babası James Potter 'ın en yakın arkadaşlarından birisidir.Sirius bir animagustur(bu
tür büyücüler hayvana dönüşebilirler) ve böylece istediğinde siyah bir
köpeğe dönüşebilir. Takma adı Padfoot, yani Patiayak'tır.Aile
üyelerinin tümü Syltherin binasında olmasına rağmen sadece o Gryffindor
binasına seçilmiştir.Zümrüd-ü Anka Yoldaşlığının olduğu savaşta Öldüren Lanet isabet etmiştir.


Remus Lupin, Harry Potter'ın babasının en iyi arkadaşlarından biridir.
Fenrir Grayback tarafından küçükken ısırılıp bir kurtadam olmuştur.
Harry üçüncü sınıftayken onun karanlık sanatlara karşı savunma
hocalığını yapmıştır. Zümrüdüanka yoldaşlığının
bir üyesidir. Dumbledrore'un güvendiği bir kimsedir. Peter Pettigrew,
Sirius Black ve James Potter onun Hogwarts'da sahip olduğu tek
arkadaşlarıdır. Üçü de onun kurtdam olduğunu öğrendiklerine Lupin'in
sandığının aksine onu bırakmamış hatta onu yalnız bırakmamak için birer
Animagus olmuşlardır.Eşi Tonks ve Lupin özgürlük için savaşın cıktığı
zaman öldürüldü..


Deli göz Moody bir seherbazdır.Onun sayesinde Azkaban'da boşluca
kalmadı. 1994 yılında Hogwarts'ın
müdürü Albus Dumbledore tarafından Hogwarts'a çağrılır.Çağrılma sebebi
öğretmen açığı olmasıdır.Tek gözü yoktur.Onun yerine
sihirli bir takma göz kullanır.Aynı zamanda tek bacağıda yoktur.Onun
yerinede demirden pırotez bacak kullanır.Harry potter'ı çok
korumuştur.Aynı zamanda Tonks'un babası Ona genellikle Deli Göz Moody
denir.Harry Potter'ı korurken Öldüren Lanet'in isabet etmesiyle
ölmüştür...


Albus Dumbledore 'un bir kız kardeşi ve bir erkek kardeşi vardır. Kız kardeşi Ariana,
daha küçük bir çocuk iken, kontrol edemediği bir büyü yaptığı sırada,
bu durumu görüp korkan mugglelar tarafından saldırıya uğramıştır. Bu
saldırının şokunu atlatamayan Ariana bakıma muhtaç kalmıştır. Bunun
üzerine babası muggleların peşine düşüp onlara saldırmıştır.
Yakalandığında neden saldırdığını anlatmamış ve Azkaban'a yollanmıştır.
Ve orada da hayatını kaybetmiştir. Annesi ise bir gün, Ariana annesine
yardım etmek isterken, gene gücünü kontrol edemeyip kaza ile annesini
öldürmüştür. Dumbledore daha genç iken Grindelwald
ile arkadaş olmuştur. Kendilerini güç verilmişler olarak
tanımlamaktadır. Onun fikirlerinin Dumbledore'u daha genç iken nasıl
etkilediğini kendisi daha sonradan Harry'e itiraf etmiştir. Dumbledore,
Arkadaşı Grindelwald
ile birlikte ölüm yadigarlarını aramaya çıkmayı planlamıştır. Fakat
Aberforth, Ariana'ya bakması gerektiğini ona soylediğinde kız kardeşini
de seyehatlerine almayı düşünmüştür. Bu fikri hiç sevmeyen Grindelwald
sinirlenip Aberforth'a asasını cekmiştir. Sonra üçü birlikte orada
düello etmeye başlar. Ve kiz kardeşi o düello sırasında hayatını
kaybetmiştir. İçlerinden hangisinin Ariana'nin ölümüne sebep olan
laneti yaptığını hiç öğrenememişlerdir. Dumbledore'un ölümünden sonra Rita Skeeter
tarafından yazılan kitapta Dumbledore'un gençliğindeki bütün kötü
yanları anlatılmıştır. Kendisinin ailesine gerekli ilgiyi gostermediği
ve üzerine düşeni yapmadığı açıklanmıştır. Fakat genç iken Grindelwald'in
fikirlerine kapılmasına rağmen, Ariana'nın ölümünden sonra her türlü
haksızlığa karşı savaşmaya başlamıştır. İleriki zamanlarda Grindelwald'ı
kendisi yenmiştir. Muggle haklarını savunmuş ve muggle doğumlulari
korumuştur.Severus Snape tarafından Öldüren Lanet'le
öldürülmüştür..Sebeblerini ilerde anlatacağım..

İlerki derslerimde bir kaç hayat hikayesi ve Felsefe Taşını anlatacağım..''


diye anlattı.

Sabrina bu gibi şeyleri çok severdi. Yani Sihir Tarih'i dersi onun için çok güzel bir dersdi.
Profesör ödevi söyledi.
Sabrina hemen not etti:

1-Lily Potter Harry'e kalkan yarattığında öldüren lanetin geri sektiğinde Karanlık Lord'un asası neden kırılmadı?
2-Severus Snape'in hayatı hakkında kompazisyon ödevi


Sabrina Severus Snape'in hayatını biliyordu diğer ödevi de tahmin ediyordu. Rahatladı.
Yanında Gaston'un olduğunu unutmuştu. Gaston ona bakıyordu. Gaston'a gel işareti yaptı ve birlikte sınıftan çıktılar.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
James A. Slytherin
Slytherin 1. Sınıf ~ SYB Dersliği Sorumlusu
Slytherin 1. Sınıf ~ SYB Dersliği Sorumlusu
avatar

Mesaj Sayısı : 354
Ruh Hali :
Nereden : Hogwarts

Seviye
RP Puanı:
20/100  (20/100)

MesajKonu: Geri: Ders 1 (Offline)   Çarş. Ağus. 26, 2009 5:13 am

Güneş,Dağların Arkasından Usulca Yükseliyordu.Hiçkimse Ayağa Kalkmamıştı,Güneşin Usulca Yükselişinden Oluşan Parlaklık Zindanı Loş Bir Havaya Sokuyordu.Birkaç Kişi Homurdanıyordu.Sis Ve Bulutun Kapladığı Gökyüzünde,Altın Gibi Parıldayan Güneş Işıklarıyla Heryeri Aydınlatıyordu.Toprağın Üzerindeki Kurumuş Yapraklar Ve Bitkiler.Toprağın İçindeki Kan Ve Dışarı Vuran Rengi.Savaş Zamanından Kalan Bir Hatıra Gibi Toprağa Yazılmıştı.İşte Böyle Bir Sabahtı Heryerin Sisle Ve Bulutla Dolduğu Bir Sabah.Böyle Bir Sabahta Slytherin Yatakhanesinde Ayakta Kimse Yoktu Bu Loş Ortamda Sadece Önünü Görebilirdin.James,Yatakhane'nin En Sonundaki Yatakta Uyuyordu.Üstündeki Yeşil Ve Gri Pikeyi Üstüne çekmiş Bir Biçimde Yatakta Kıvranarak Uyuyordu.James,Gözlerinin Aralanışındaki Çıkradığı Hışırtının Kulağına Dolmasıyla Birden Gözlerini Açtı Ve Etrafa Bakında Birkaç Kişi Yeni Yeni Kalkıyordu.James Gözlerinini Birkaç Kez Ovarak Gözlerini Açtı Ve Uyannalra Dikkatle Baktı.Kollarını Destek Yaparak Ayağa Kalktı Ve Ranzaya Tutunup Ondan Destek Aldı Kendini Halsiz Hissediyordu,Kendini Banyo'ya Atmak İçin Yürümeye Başladı.Ortak Salonun Camlarından Yayılan Güneş Işığı James'in Gözüne Vurdukça James Gözünü Giderek Kısıyordu.Birkaç Dakika Sonra Banyo'yu Bulmuştu.İçeri Girdi Ve Boş Bulduğu Bir Kabin'e Geçti Üstünü Çıkardı Ve Kenarı Fırlattı,Vanayı Çevirerek Kendini Suya Bıraktı.Birkaç Dakika Sonra Vanayı Kapadı Ve Kurulanarak Giysilerini Giydi.Yatakhane'ye Doğru Yürümeye Başladı,İçeri Girdiğinde Birkaç Kişiyi Ayakta Görmüştü Yanlız Darqsoul Hala Uyuyordu.Yavaşça Dolabına Doğru Yürüdü İçindeki Kıayefetleri Alıp Giydi Ama Gömlek Dışardaydı,Kravat Bağlanmamıştı,Cübbe Desen Zaten Kırış Kırıştı.James Sinsi Gülüşüyle Kendini Taoparladı Ve Darqsoul'un Yanına Gitti Ve Onu İtekleyerek Kalkmasını Söyledi.Onun Homurdanışını Duydu Ve Ortak Salona Doğru Yol Aldı.Birkaç Kişiyi Orda Gördü Ve Yoluna Devam Etti.Mutfağa Doru İlerdedi.İçeri Girdiğinde Slytherin Masası Tıklım Tıklımdı.Boş Bir Yere Oturdu Ve Birkaç Metre Uzandaki Hamburger Tabağına Uzanmak İçin Syağa Kalktı.Birkaç Tane Aldı Ve Yemeğe Koyuldu.Birkaç Çocukla Tanışmaya Başlamıştı,Kötü Çocuklara Benziyorlardı.Birkaç Dakika Sonra Yemeğini Biti Ve Sihir Tarihi Dersine Girmek İçin Kitaplarını Almaya Gitti Ve Darqsoul'un Uyandığını Gördü,Yatakhanede Değildi.Birkaç Dakika Sonra Merdivenlerin Oradaydı,Merdivenleri Teker Teker Çıktı Ve Dersliğe Geldiğinde Birçok Kişi Gibi O Da Koşmaya Başladı Birinci Giren Olmak İsityordu.Birkaç Kişiyi İtekleyerek Kapıyı Açıp İçeri Daldı.En Arkaya Doğru Koştu Ve Oradaki Pencere Yanındakine Oturdu.Gülümseyerek Dışarı Baktı Ve Dışardaki Onlardan Büyükleri Gördü.Birkaç Dakka Dışarı Baktıktan Sonra Öğretmenin Sesini Kulaklarında Duydu

''İlk önce herkese merhaba,ben yeni
sihir tarihi profesörünüz Stam James Adams.Sizinle iyi anlaşcağımı
umuyorum içinizden bazıları hogwarts kurallarını biliyor,ben size
tekrar söliyorum sonra anlaşmazlık olmasın...''

James,Profesörün Tahtaya Bişeyler Yazdığını Gördüğünde Normal Bir Biçimde Karşıladı.Dıaşrı Doğru Kafasını Kaydırdı Ve Altta Ders Gören Büyük Kızlara Baktı.Kendisinden Yaşça Büyük Ama Mükemmel Kızlar Vardı Kendinden Geçmiş Bir Halde Onları İzlerken Öğretmenin Sesini Duydu

'' *Haylazlık yapma
*Birbirinize birşey fırlatma(Rahatsız etme)
*Ben konuşurken izin almadan konuşmak veya soru sormak..
*Birbiriniz arasında rahatsız edici kelimeler vb..

Bu
kurallara uyarsanız sorun cıkmıcağını umuyorum.Hogwarts eskisi gibi
düzenli bir yer olma çabası içinde ilerki derslerimizde bunları
anlatıcağım...''

Haylaz Gözlerle Sınıfı Süzdü Elindeki Kağıt Topu Fırlatacaktı Ama Öğretmenin Dediklerini Hatırladı.Yüzündeki Sinirli İfade İle Profesöre Döndü Ve Onun Suratına Bakakaldı.Birkaç Dakika Sonra Onun Sesinin Sınıfta Yankılandığı Duydu Ve Bu Sözleri Not Etmek İçin Eline Kalemini Aldı


''Sihir Tarihi kitabınızın 42.Sayfasını açın.İlk dersimiz olarak
açılışı yapıyorum.Sihirin özgürleşmesini en büyük yardım edenler James
ve Lily Potter 31 Ekim 1981'de Godric's Hallow'da Ölü bulundu.Küçük
oğulları Harry Potter öldüren lanetten sağ çıkmayı başarmasayla
esrarengiz perde açıldı.Lily Potter'ın ölmeden önce Harry'e karşı kalkan yarattığı ortaya çıktı..

Harry
Potter'ın vaftiz babası olan Black ailesinin son torunu.Sirius Black
(1959) Harry Potter'ın babası James Potter 'ın en yakın arkadaşlarından
birisidir.Sirius bir animagustur(bu

tür büyücüler hayvana dönüşebilirler) ve böylece istediğinde siyah bir
köpeğe dönüşebilir. Takma adı Padfoot, yani Patiayak'tır.Aile
üyelerinin tümü Syltherin binasında olmasına rağmen sadece o Gryffindor
binasına seçilmiştir.Zümrüd-ü Anka Yoldaşlığının olduğu savaşta Öldüren Lanet isabet etmiştir.


Remus Lupin, Harry Potter'ın babasının en iyi arkadaşlarından biridir.
Fenrir Grayback tarafından küçükken ısırılıp bir kurtadam olmuştur.
Harry üçüncü sınıftayken onun karanlık sanatlara karşı savunma
hocalığını yapmıştır. Zümrüdüanka yoldaşlığının
bir üyesidir. Dumbledrore'un güvendiği bir kimsedir. Peter Pettigrew,
Sirius Black ve James Potter onun Hogwarts'da sahip olduğu tek
arkadaşlarıdır. Üçü de onun kurtdam olduğunu öğrendiklerine Lupin'in
sandığının aksine onu bırakmamış hatta onu yalnız bırakmamak için birer
Animagus olmuşlardır.Eşi Tonks ve Lupin özgürlük için savaşın cıktığı
zaman öldürüldü..


Deli göz Moody bir seherbazdır.Onun sayesinde Azkaban'da boşluca
kalmadı. 1994 yılında Hogwarts'ın
müdürü Albus Dumbledore tarafından Hogwarts'a çağrılır.Çağrılma sebebi
öğretmen açığı olmasıdır.Tek gözü yoktur.Onun yerine
sihirli bir takma göz kullanır.Aynı zamanda tek bacağıda yoktur.Onun
yerinede demirden pırotez bacak kullanır.Harry potter'ı çok
korumuştur.Aynı zamanda Tonks'un babası Ona genellikle Deli Göz Moody
denir.Harry Potter'ı korurken Öldüren Lanet'in isabet etmesiyle
ölmüştür...


Albus Dumbledore 'un bir kız kardeşi ve bir erkek kardeşi vardır. Kız kardeşi Ariana,
daha küçük bir çocuk iken, kontrol edemediği bir büyü yaptığı sırada,
bu durumu görüp korkan mugglelar tarafından saldırıya uğramıştır. Bu
saldırının şokunu atlatamayan Ariana bakıma muhtaç kalmıştır. Bunun
üzerine babası muggleların peşine düşüp onlara saldırmıştır.
Yakalandığında neden saldırdığını anlatmamış ve Azkaban'a yollanmıştır.
Ve orada da hayatını kaybetmiştir. Annesi ise bir gün, Ariana annesine
yardım etmek isterken, gene gücünü kontrol edemeyip kaza ile annesini
öldürmüştür. Dumbledore daha genç iken Grindelwald
ile arkadaş olmuştur. Kendilerini güç verilmişler olarak
tanımlamaktadır. Onun fikirlerinin Dumbledore'u daha genç iken nasıl
etkilediğini kendisi daha sonradan Harry'e itiraf etmiştir. Dumbledore,
Arkadaşı Grindelwald
ile birlikte ölüm yadigarlarını aramaya çıkmayı planlamıştır. Fakat
Aberforth, Ariana'ya bakması gerektiğini ona soylediğinde kız kardeşini
de seyehatlerine almayı düşünmüştür. Bu fikri hiç sevmeyen Grindelwald
sinirlenip Aberforth'a asasını cekmiştir. Sonra üçü birlikte orada
düello etmeye başlar. Ve kiz kardeşi o düello sırasında hayatını
kaybetmiştir. İçlerinden hangisinin Ariana'nin ölümüne sebep olan
laneti yaptığını hiç öğrenememişlerdir. Dumbledore'un ölümünden sonra Rita Skeeter
tarafından yazılan kitapta Dumbledore'un gençliğindeki bütün kötü
yanları anlatılmıştır. Kendisinin ailesine gerekli ilgiyi gostermediği
ve üzerine düşeni yapmadığı açıklanmıştır. Fakat genç iken Grindelwald'in
fikirlerine kapılmasına rağmen, Ariana'nın ölümünden sonra her türlü
haksızlığa karşı savaşmaya başlamıştır. İleriki zamanlarda Grindelwald'ı
kendisi yenmiştir. Muggle haklarını savunmuş ve muggle doğumlulari
korumuştur.Severus Snape tarafından Öldüren Lanet'le
öldürülmüştür..Sebeblerini ilerde anlatacağım..

İlerki derslerimde bir kaç hayat hikayesi ve Felsefe Taşını anlatacağım..''

James,Bunları Yazamamıştı Ama Önünde Duran Çocuktan Bakarak Kendisi Yazmıştı.Kendisini Arkaya Doğru Yasladı Ve Ayaklarını Masaya Bastırarak Sandalyeyi Duvara Yasladı Ve Bu Haraketten Sonra Gülümseyerek,Profesöre Baktı Ve Onun Sesinin Bir Kez Daha Sınıf İçinde Yakınlanışını Duydu

Ödeviniz..


1-Lily Potter Harry'e kalkan yarattığında öldüren lanetin geri sektiğinde Karanlık Lord'un asası neden kırılmadı?

2-Severus Snape'in hayatı hakkında kompazisyon ödevi istiyorum..


Profesörün Dediklerini Bir Yere Not Aldı Ve Profesörün Çıkmasıyla Elindeki Kağıt Topu Fırlattı.Hemen Toparlandı Ve Hemen Koşmaya Başladı.Arkasından Duyduğu Bağırış Ve Çığırışlar Onun Gülmesine Sebeb Olmuştu
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nephele L. Proteus
Slytherin 1. Sınıf
Slytherin 1. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 263
Ruh Hali :
Nereden : İngiltere.

Seviye
RP Puanı:
30/100  (30/100)

MesajKonu: Geri: Ders 1 (Offline)   Çarş. Ağus. 26, 2009 5:33 am

İksir dersliğinden huzurlu bir şekilde ayrılmıştı. Önce temiz bir havanın iyi geleceğini düşünerek Hogwarts'ın bahçeye açılan büyük kapısından dışarı çıktı. Arkadaşlarını görmemezlikten gelerek en sakin bir köşeye gidip tek başına çimenlerin üzerine oturdu. İksir kitabını açtıktan sonra kitabı incelemeye başladı. Onu şu anda gören çok çalışkan bir öğrenci sanardı. Sadece bunları can sıkıntısından yapıyordu. Arada başını kaldırıp etrafa bakınıyordu. Bir sonra ki dersinin 'Sihir Tarihi' olduğu aklına geldi. Elindeki diğer kitabı açtı. Bu Sihir Tarihi kitabıydı. Sessizce hızla kitabı inceledi. -Saçmalıktan başka bir şey değil!- diye düşündü. Bahçedeki öğrencilerin yavaş yavaş toplandığını görünce son kez kitaba göz attı ve kitaplarını kapatarak yerden kalktı. Cübbesini düzelttikten sonra okula girdi.
Yavaş adımlarla Sihir Tarihi sınıfına doğru yürümeye başladı. Kısa bir yürüyüşten sonra dersliğe ulaşabilmişti. Sınıf tahmin ettiğinden daha az bir mevcuttaydı. Ön sıralardan birine oturdu. O sorada profesörün içeri girdiğini gördü. Hiç çekinmeden profesörü incelemeye başladı.
Profesör hızlı bir şekilde masasının üzerine kitaplarını bıraktı. Nephele, masadaki tozların uçuşmasıyla burnunu refleks olarak kapadı. O sırada profesör perdeleri yavaşca açmaya başlamıştı. Hemen bu işi bitirdi ve masasına oturdu. Profesörün yüzündeki küçük gülümsemeye karşılık Nephele sırıttı. Profesör onu farketmemiş gibi davranıyordu, belki de farketmemişti. Nephele profesörün kitaba dalmış bir şekilde sayfaları çevirmesini dikkatle izliyordu.
Büyük kapı aniden açıldı ve öğrenciler dersliğe girmeye başladı. Bazı öğrenciler profesöre selam verip yerine oturuyordu. Uzun bir süre yerleşmeler bitmek üzereyken profesöre ayağa kalktı. Bir anda yüzündeki gülümseme yok olmuştu. Nephele'de bu hareketten etkilenerek kitabını önüne çekti ve tekrar gözlerini profesöre çevirdi:


''İlk önce herkese merhaba,ben yeni sihir tarihi profesörünüz Stam James Adams.Sizinle iyi anlaşcağımızı umuyorum içinizden bazıları hogwarts kurallarını biliyor,ben size tekrar söliyorum sonra anlaşmazlık olmasın...''

Sözlerini bitirdikten sonra tahtaya yöneldi. Maddaler halinde kurallara benzeyen şeyler yazmaya başladı. Bütün öğrenciler yazdıklarına bakıyordu. Nephele kurallardan nefret ederdi. -Kurallar mı? O da nedir?- diye düşünerek küçük bir alay etti. Yüzünde küçük ve sinsi bir gülümseme belirmişti. Gözlerini tahtaya çevirdi. Ve içinden okumaya başladı:

'' *Haylazlık yapma
*Birbirinize birşey fırlatma(Rahatsız etme)
*Ben konuşurken izin almadan konuşmak veya soru sormak..
*Birbiriniz arasında rahatsız edici kelimeler vb.."


Son maddeye gelmişti ki profesör konuşmaya başladı ve dikkati dağıldı.

"Bu kurallara uyarsanız sorun cıkmıcağını umuyorum.Hogwarts eskisi gibi düzenli bir yer olma çabası içinde ilerki derslerimizde bunları anlatıcağım...''

Sözlerine ara vererek masasının üzerindeki kitabını aldıktan sonra kitaba göz atmaya başladı. Nephele, sıkıntıyla gözlerini kitaba çevirdi. Profesör öğrencilere bakarak:

''Sihir Tarihi kitabınızın 42.Sayfasını açın.İlk dersimiz olarak açılışı yapıyorum.Sihirin özgürleşmesini en büyük yardım edenler James ve Lily Potter 31 Ekim 1981'de Godric's Hallow'da Ölü bulundu.Küçük oğulları Harry Potter öldüren lanetten sağ çıkmayı başarmasayla esrarengiz perde açıldı.Lily Potter'ın ölmeden önce Harry'e karşı kalkan yarattığı ortaya çıktı.."

Nephele, profesörün bahssettiği sayfayı açtı. Eline aldığı tüh kalemiyle profesörün anlattığı yerlerin altını çizmeye başladı. "Potter" ismini duyunca öğrenciler arasında fısıldaşmaya başlamıştı. Nephele gözlerini profesöre çevirdi ve dikkatini konuya verdi. Profesör konuşmasına devam ediyordu:

"Harry Potter'ın vaftiz babası olan Black ailesinin son torunu.Sirius Black (1959) Harry Potter'ın babası James Potter 'ın en yakın arkadaşlarından birisidir.Sirius bir animagustur(bu tür büyücüler hayvana dönüşebilirler) ve böylece istediğinde siyah bir köpeğe dönüşebilir. Takma adı Padfoot, yani Patiayak'tır.Aile üyelerinin tümü Syltherin binasında olmasına rağmen sadece o Gryffindor binasına seçilmiştir.Zümrüd-ü Anka Yoldaşlığının olduğu savaşta Öldüren Lanet isabet etmiştir..."

Nephele'in gözlerindeki öfkeyi profesör farketmişti. Sözlerine bir kaç saniye ara vermişti. -Sirius Black!- diye mırıldandı. Profeösürün duymadığından emindi. Nephele'de gözlerini kitabına çevirdi. Sıkıca tuttuğu tüy kalemiyle cümlelerin altlarını çizmeye devam etti:

Remus Lupin, Harry Potter'ın babasının en iyi arkadaşlarından biridir.Fenrir Grayback tarafından küçükken ısırılıp bir kurtadam olmuştur. Harry üçüncü sınıftayken onun karanlık sanatlara karşı savunma hocalığını yapmıştır. Zümrüdüanka yoldaşlığının bir üyesidir. Dumbledrore'un güvendiği bir kimsedir. Peter Pettigrew, Sirius Black ve James Potter onun Hogwarts'da sahip olduğu tek arkadaşlarıdır. Üçü de onun kurtdam olduğunu öğrendiklerine Lupin'in sandığının aksine onu bırakmamış hatta onu yalnız bırakmamak için birer Animagus olmuşlardır.Eşi Tonks ve Lupin özgürlük için savaşın cıktığı zaman öldürüldü..."

Nephele son cümleye karşılık sırıttı. -Aman ne duygusal, özgürlük savaşçıları öldürüldü. Hahaha- diye içinden düşündü. Konunun gittikçe sıkıcı olmasından dolayı elindeki tüy kalemi masasının üzerine bıraktı. -Bir daha ön sıraya oturmayacağım- diye düşündü. Arkasına yaslanıp bir kaç dakika konuyu dinliyormuş gibi yaptı.
Daha fazla tahammül edemiyordu.
-Albus Dumbledore'dan bize ne? Ölmüş gitmiş bir adam!- diye öfkeyle düşünmeye başladı. Geçmiş onun için önemliydi. Fakat, kendi geçmişinden başka kimsenin geçmişi onu ilgilendirmezdi. Başkalarıyla geçmişini asla paylaşmazdı. Profesörün ona baktığını farkedince başını onaylar gibi salladı. Konunun nerede olduğuna kulak verdiği sırada, profesör:

"Dumbledore'un ölümünden sonra Rita Skeeter tarafından yazılan kitapta Dumbledore'un gençliğindeki bütün kötü yanları anlatılmıştır"

Nephele'in bu cümlede ilgisini çeken tek şey Dumbledore'un ölümü ve Rita denen kadındı. Adını bir çok kez duymuştu. Kafasından tahtalarının eksik olduğuna şüphe yoktu. İlgisizce yanında oturan çocuğa baktı. Ravenclaw öğrencisi olduğunu yeni farketmişti. Neredeyse profesörün her dediğini dinliyordu. -Zavallı çocuk- diye düşündü. Dersin sonuna geldiklerinin farkındaydı. Gözlerini profesöre çevirdi ve son cümlesini dinlemeye başladı:

"Muggle haklarını savunmuş ve muggle doğumlulari korumuştur.Severus Snape tarafından Öldüren Lanet'le öldürülmüştür.Sebeblerini ilerde anlatacağım.
İlerki derslerimde bir kaç hayat hikayesi ve Felsefe Taşını anlatacağım...''

Nephele, ilgiyle profesöre baktı. -Ne kadar da işini bilen biri!- diye düşündü. Sessizce dersin bitiş zilini bekledi. Zil çaldığı anda profesör tahtaya ödevlerini yazıyordu. Aklına o sırada "Severus Snape" gelmişti. Onun hakkında bir çok şey duymuştu. Kısa bir süre öylece durduğunu farkederek, küçük bir parşomene ödevini not aldı.
Kitabını kapattıktan sonra sınıfta tanıdık var mı diye bakındı. En arkada James'i görmüştü. El salladı, fakat bekleyecek vakti yoktu. Hızlı adımlarla derslikten ayrıldı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir
avatar


Seviye
RP Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Ders 1 (Offline)   Çarş. Ağus. 26, 2009 2:14 pm

Jasper sabahleyin tek gözünü araladığında kendinin nerde olduğunu kavrayamadı sonra diğer gözünü de açtığında çaşışma masasında sandalyede üstünde kafasını masaya dayamış halde buldu. Önce dün gece ne olduğunu hatırlayamadı ama sonradan dün gece çalışırken biraz mola verip uyduğunu hatırladı; demek ki sonradan uyanamamıştı. Sonra başını masasından kaldırdı ve gerinerek sandalyeden kalktı gerinerek... Slytherin penceresine doğru ilerledi dışarı bakmak için gün doğalı çok olmuşa benziyordu çünkü güneş en tepeye yaklaşmıştı; bu öğlene az kaldığını gösteriyordu. Jasper bunu fark etince hemen bluzunun dün gece çalışırken kıyafetiyle olduğundan öle uyumuştu kolunu sıyırdı. Yılan derisinden saatine baktı bu saat yuvarlak bir cama sahipti ve camın etrafında parlayan taşlar bulunuyordu yeşil ve beyaz renklerde. Akrep 11 ile 12 arasını yelkovansa 5 'in üstünü gösteriyordu; saat 11'i yirmi geçiyor olmalıydı. Saat kahvaltı saatini çoktan geçmişti; öğle yemeğine az kalmıştı hatta. Hogwarts bahçesindeki yeşil çimenler artık kurumuş ağaç yapraklarıyla iyice dolmaya başlamıştı; artık çok fazlada sıcak olmuyor daha sık yağmur yağmaya ve hava bulutlarla kaplanmaya başlamıştı. Bütün bunlar sonbaharın geldiğini gösteriyordu. Jasper hemen pencerenin önünden ayrıldı ve yatağına baktı topluydu bugün toplamasına gerek kalmamıştı zaten yaptığı tek şey asıyla büyü yapmaktı ama gene de üşeniyordu odasını toplamaya çocukluk alışkanlığıydı nede olsa vazgeçemiyordu ne yaparsa yapsın... Kendini hemen banyoya attı elini yüzünü yıkadı aynada yüzüne ve saçlarına baktı gerçekten dinlenmiş görünüyordu deme ki iyi uyumuştu. Saçlarını yüzünden geriye itti.Uykusu vardı.Hemde çok yatağa geri döndü ve yattı.Son olarak James'in irkilmesiyle uyandı. .Çabucak Giysi Seçmeden Ne Varsa Giydi.Ve Koşa Koşa Sihir Tarihi Dersinin Yolunu Tuttu.Oraya Varınca Birden Hızlıca Açtı.Ve James'in yanına Oturdu.Nihayet Öğretmen Gelmemişti.Öğretmen Saniye İçinde Girmişti.İlk olarak her profesör gibi açılışı yaptı ''İlk önce herkese merhaba,ben yeni sihir tarihi profesörünüz Stam James Adams.Sizinle iyi anlaşcağımızı umuyorum içinizden bazıları hogwarts kurallarını biliyor,ben size tekrar söliyorum sonra anlaşmazlık olmasın...'' Jasper öğretmeni sevmişti iyi birine benziyordu.Ama insanların dış görünüşüyle not veremmek lazımmış.Sonra profesör hiçbir profesörün yapmadığı gibi tahtaya maddeler halinde kurlarr yazmaya başladı.Tahtada aynen şöye yazıyordu
'' *Haylazlık yapma
*Birbirinize birşey fırlatma(Rahatsız etme)
*Ben konuşurken izin almadan konuşmak veya soru sormak..
*Birbiriniz arasında rahatsız edici kelimeler vb..

Bu kurallara uyarsanız sorun cıkmıcağını umuyorum.Hogwarts eskisi gibi düzenli bir yer olma çabası içinde ilerki derslerimizde bunları anlatıcağım...''
Jasper öğretmenden gittikçe soğumaya başlamıştı.Aslında sihir tarihi dersini gerçektende çok severdi.Sonra öğretmen kitapa bir göz attı.Kafasını kitaptan kaldırdı ve bize dönerek şöyle dedi
''Sihir Tarihi kitabınızın 42.Sayfasını açın.İlk dersimiz olarak açılışı yapıyorum.Sihirin özgürleşmesini en büyük yardım edenler James ve Lily Potter 31 Ekim 1981'de Godric's Hallow'da Ölü bulundu.Küçük oğulları Harry Potter öldüren lanetten sağ çıkmayı başarmasayla esrarengiz perde açıldı.Lily Potter'ın ölmeden önce Harry'e karşı kalkan yarattığı ortaya çıktı..

Harry Potter'ın vaftiz babası olan Black ailesinin son torunu.Sirius Black (1959) Harry Potter'ın babası James Potter 'ın en yakın arkadaşlarından birisidir.Sirius bir animagustur(bu tür büyücüler hayvana dönüşebilirler) ve böylece istediğinde siyah bir köpeğe dönüşebilir. Takma adı Padfoot, yani Patiayak'tır.Aile üyelerinin tümü Syltherin binasında olmasına rağmen sadece o Gryffindor binasına seçilmiştir.Zümrüd-ü Anka Yoldaşlığının olduğu savaşta Öldüren Lanet isabet etmiştir.


Remus Lupin, Harry Potter'ın babasının en iyi arkadaşlarından biridir. Fenrir Grayback tarafından küçükken ısırılıp bir kurtadam olmuştur. Harry üçüncü sınıftayken onun karanlık sanatlara karşı savunma hocalığını yapmıştır. Zümrüdüanka yoldaşlığının bir üyesidir. Dumbledrore'un güvendiği bir kimsedir. Peter Pettigrew, Sirius Black ve James Potter onun Hogwarts'da sahip olduğu tek arkadaşlarıdır. Üçü de onun kurtdam olduğunu öğrendiklerine Lupin'in sandığının aksine onu bırakmamış hatta onu yalnız bırakmamak için birer Animagus olmuşlardır.Eşi Tonks ve Lupin özgürlük için savaşın cıktığı zaman öldürüldü..


Deli göz Moody bir seherbazdır.Onun sayesinde Azkaban'da boşluca kalmadı. 1994 yılında Hogwarts'ın müdürü Albus Dumbledore tarafından Hogwarts'a çağrılır.Çağrılma sebebi öğretmen açığı olmasıdır.Tek gözü yoktur.Onun yerine sihirli bir takma göz kullanır.Aynı zamanda tek bacağıda yoktur.Onun yerinede demirden pırotez bacak kullanır.Harry potter'ı çok korumuştur.Aynı zamanda Tonks'un babası Ona genellikle Deli Göz Moody denir.Harry Potter'ı korurken Öldüren Lanet'in isabet etmesiyle ölmüştür...


Albus Dumbledore 'un bir kız kardeşi ve bir erkek kardeşi vardır. Kız kardeşi Ariana, daha küçük bir çocuk iken, kontrol edemediği bir büyü yaptığı sırada, bu durumu görüp korkan mugglelar tarafından saldırıya uğramıştır. Bu saldırının şokunu atlatamayan Ariana bakıma muhtaç kalmıştır. Bunun üzerine babası muggleların peşine düşüp onlara saldırmıştır. Yakalandığında neden saldırdığını anlatmamış ve Azkaban'a yollanmıştır. Ve orada da hayatını kaybetmiştir. Annesi ise bir gün, Ariana annesine yardım etmek isterken, gene gücünü kontrol edemeyip kaza ile annesini öldürmüştür. Dumbledore daha genç iken Grindelwald ile arkadaş olmuştur. Kendilerini güç verilmişler olarak tanımlamaktadır. Onun fikirlerinin Dumbledore'u daha genç iken nasıl etkilediğini kendisi daha sonradan Harry'e itiraf etmiştir. Dumbledore, Arkadaşı Grindelwald ile birlikte ölüm yadigarlarını aramaya çıkmayı planlamıştır. Fakat Aberforth, Ariana'ya bakması gerektiğini ona soylediğinde kız kardeşini de seyehatlerine almayı düşünmüştür. Bu fikri hiç sevmeyen Grindelwald sinirlenip Aberforth'a asasını cekmiştir. Sonra üçü birlikte orada düello etmeye başlar. Ve kiz kardeşi o düello sırasında hayatını kaybetmiştir. İçlerinden hangisinin Ariana'nin ölümüne sebep olan laneti yaptığını hiç öğrenememişlerdir. Dumbledore'un ölümünden sonra Rita Skeeter tarafından yazılan kitapta Dumbledore'un gençliğindeki bütün kötü yanları anlatılmıştır. Kendisinin ailesine gerekli ilgiyi gostermediği ve üzerine düşeni yapmadığı açıklanmıştır. Fakat genç iken Grindelwald'in fikirlerine kapılmasına rağmen, Ariana'nın ölümünden sonra her türlü haksızlığa karşı savaşmaya başlamıştır. İleriki zamanlarda Grindelwald'ı kendisi yenmiştir. Muggle haklarını savunmuş ve muggle doğumlulari korumuştur.Severus Snape tarafından Öldüren Lanet'le öldürülmüştür..Sebeblerini ilerde anlatacağım..

İlerki derslerimde bir kaç hayat hikayesi ve Felsefe Taşını anlatacağım..''

Jasper dersi iyi dinlemiş ve konuyu anlamıştı.Öğretmen soğuk olması kadar yi bir öğretmendi.İyi anlatıyordu konuları.Jasper nihayet bu dersinde bitmesine sevinmişti.Sonrada ödevi verdi

Ödeviniz..
1-Lily Potter Harry'e kalkan yarattığında öldüren lanetin geri sektiğinde Karanlık Lord'un asası neden kırılmadı?
2-Severus Snape'in hayatı hakkında kompazisyon ödevi istiyorum..
Jasper bunu not aldı.Ve kolay bir ödevdi herkes yapabilirdi nerdeyse.Sonra zil çladı.Ve dışarı çıktılar.Gırgır yapıyorlardı dışarıda.Dersi konuşuyorlardı


En son Darqsoul Jasper Slytherin tarafından Salı Eyl. 08, 2009 5:46 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gaston Nicolas Nevaan
Slytherin 1. Sınıf
Slytherin 1. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 69
Ruh Hali :
Nereden : Sabrina'nın olduğu yerden.^^

Seviye
RP Puanı:
10/100  (10/100)

MesajKonu: Geri: Ders 1 (Offline)   Perş. Ağus. 27, 2009 5:06 am

Nick sabah önceki günlere göre çok geç kalkmıştı. Uyandığında hemen aceleyle cübbesini giyip Büyük Salon'a indi.

Kahvaltsını yaptı ve Sihir Tarihi sınıfına çıktı.
Bu dersi seveceğini sanmıyordu Nick ama yine de deneyecekti. Ve aklına koymuştu bugün Sabrina'yla konuşacaktı. Sihir Tarihi dersliğine girdiğin de direkt Sabrina'nın oturduğu yere oturdu. Sabrina ona bakarak:
''Gü-günaydın...''dedi.
Nick çok şaşırmıştı çünkü Sabrina ona hiç selam vermiyordu. Doğru dürüst bakmıyordu bile. Gülümsedi sadece.
Sonra profesör geldi ve yüzüne ciddi bir ifade yerleştirerek kendisini tanıttı. Daha sonra tahtaya bir kaç kural yazdı:

Haylazlık yapma
Birbirinize birşey fırlatma(Rahatsız etme)
Ben konuşurken izin almadan konuşmak veya soru sormak..
Birbiriniz arasında rahatsız edici kelimeler vb..


Nick profesörü dinlemeye başladı. Profesör bir-iki laf daha dedikten sonra çok önemli şeyler anlatmaya başladı:

''Sihir Tarihi kitabınızın 42.Sayfasını açın.İlk dersimiz olarak açılışı yapıyorum.Sihirin özgürleşmesini en büyük yardım edenler James ve Lily Potter 31 Ekim 1981'de Godric's Hallow'da Ölü bulundu.Küçük oğulları Harry Potter öldüren lanetten sağ çıkmayı başarmasayla esrarengiz perde açıldı.Lily Potter'ın ölmeden önce Harry'e karşı kalkan yarattığı ortaya çıktı..

Harry Potter'ın vaftiz babası olan Black ailesinin son torunu.Sirius Black (1959) Harry Potter'ın babası James Potter 'ın en yakın arkadaşlarından birisidir.Sirius bir animagustur(bu tür büyücüler hayvana dönüşebilirler) ve böylece istediğinde siyah bir köpeğe dönüşebilir. Takma adı Padfoot, yani Patiayak'tır.Aile üyelerinin tümü Syltherin binasında olmasına rağmen sadece o Gryffindor binasına seçilmiştir.Zümrüd-ü Anka Yoldaşlığının olduğu savaşta Öldüren Lanet isabet etmiştir.


Remus Lupin, Harry Potter'ın babasının en iyi arkadaşlarından biridir. Fenrir Grayback tarafından küçükken ısırılıp bir kurtadam olmuştur. Harry üçüncü sınıftayken onun karanlık sanatlara karşı savunma hocalığını yapmıştır. Zümrüdüanka yoldaşlığının bir üyesidir. Dumbledrore'un güvendiği bir kimsedir. Peter Pettigrew, Sirius Black ve James Potter onun Hogwarts'da sahip olduğu tek arkadaşlarıdır. Üçü de onun kurtdam olduğunu öğrendiklerine Lupin'in sandığının aksine onu bırakmamış hatta onu yalnız bırakmamak için birer Animagus olmuşlardır.Eşi Tonks ve Lupin özgürlük için savaşın cıktığı zaman öldürüldü..


Deli göz Moody bir seherbazdır.Onun sayesinde Azkaban'da boşluca kalmadı. 1994 yılında Hogwarts'ın müdürü Albus Dumbledore tarafından Hogwarts'a çağrılır.Çağrılma sebebi öğretmen açığı olmasıdır.Tek gözü yoktur.Onun yerine sihirli bir takma göz kullanır.Aynı zamanda tek bacağıda yoktur.Onun yerinede demirden pırotez bacak kullanır.Harry potter'ı çok korumuştur.Aynı zamanda Tonks'un babası Ona genellikle Deli Göz Moody denir.Harry Potter'ı korurken Öldüren Lanet'in isabet etmesiyle ölmüştür...


Albus Dumbledore 'un bir kız kardeşi ve bir erkek kardeşi vardır. Kız kardeşi Ariana, daha küçük bir çocuk iken, kontrol edemediği bir büyü yaptığı sırada, bu durumu görüp korkan mugglelar tarafından saldırıya uğramıştır. Bu saldırının şokunu atlatamayan Ariana bakıma muhtaç kalmıştır. Bunun üzerine babası muggleların peşine düşüp onlara saldırmıştır. Yakalandığında neden saldırdığını anlatmamış ve Azkaban'a yollanmıştır. Ve orada da hayatını kaybetmiştir. Annesi ise bir gün, Ariana annesine yardım etmek isterken, gene gücünü kontrol edemeyip kaza ile annesini öldürmüştür. Dumbledore daha genç iken Grindelwald ile arkadaş olmuştur. Kendilerini güç verilmişler olarak tanımlamaktadır. Onun fikirlerinin Dumbledore'u daha genç iken nasıl etkilediğini kendisi daha sonradan Harry'e itiraf etmiştir. Dumbledore, Arkadaşı Grindelwald ile birlikte ölüm yadigarlarını aramaya çıkmayı planlamıştır. Fakat Aberforth, Ariana'ya bakması gerektiğini ona soylediğinde kız kardeşini de seyehatlerine almayı düşünmüştür. Bu fikri hiç sevmeyen Grindelwald sinirlenip Aberforth'a asasını cekmiştir. Sonra üçü birlikte orada düello etmeye başlar. Ve kiz kardeşi o düello sırasında hayatını kaybetmiştir. İçlerinden hangisinin Ariana'nin ölümüne sebep olan laneti yaptığını hiç öğrenememişlerdir. Dumbledore'un ölümünden sonra Rita Skeeter tarafından yazılan kitapta Dumbledore'un gençliğindeki bütün kötü yanları anlatılmıştır. Kendisinin ailesine gerekli ilgiyi gostermediği ve üzerine düşeni yapmadığı açıklanmıştır. Fakat genç iken Grindelwald'in fikirlerine kapılmasına rağmen, Ariana'nın ölümünden sonra her türlü haksızlığa karşı savaşmaya başlamıştır. İleriki zamanlarda Grindelwald'ı kendisi yenmiştir. Muggle haklarını savunmuş ve muggle doğumlulari korumuştur.Severus Snape tarafından Öldüren Lanet'le öldürülmüştür..Sebeblerini ilerde anlatacağım..

İlerki derslerimde bir kaç hayat hikayesi ve Felsefe Taşını anlatacağım...''


dedi. Herkes profesörü pür dikkat dinliyordu. Nick bu dersi sevmeyeceğini düşündüğü için kendinden nefret etti. Tamam fazla abartmıştı ama böyle düşündüğü için çok pişman olmuştu. Daha sonra ödev verdi ve Nick de diğer herkes gibi not etti:

1-Lily Potter Harry'e kalkan yarattığında öldüren lanetin geri sektiğinde Karanlık Lord'un asası neden kırılmadı?

2-Severus Snape'in hayatı hakkında kompazisyon ödevi

yazdı. Sonra Sabrina'ya baktı. Sabrina ''gel'' işareti yaptı ve Sabrina'yla birlikte derslikten çıktılar.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nymphetamine Adams
Ravenclaw 1. Sınıf
Ravenclaw 1. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 121
Ruh Hali :
Nereden : Bursa.

Seviye
RP Puanı:
30/100  (30/100)

MesajKonu: Geri: Ders 1 (Offline)   Cuma Ağus. 28, 2009 3:41 am

Nasıl bir binaya gitmiştim böyle ! Kızların çoğuyla daha ilk haftadan kavga etmiştim. Bu kavga dün gecede alevlendi. Gece içeri ışık girdiğinde uyuyamadığım için kızlardan bütün perdeleri kapamalarını istemiştim. Ama kızlardan biri sarışın bir budala, kapayamayacağını aya bakarak romantik düşüncelere dalmak istediğini söyleyince benim bütün sinir sistemimlede oynamış oldu. Büyük bir kavga koptu. Kızların çoğu bana taraf aldı, diğerlerinin umrunda bile değildim. Onlarda benim umrumda sayılmazlardı. Sonra nihayet bu iş bittiğinde saat sabahın üçüne geliyordu saati, altıya kurdum ve sinirli bir uykuya bıraktım gerilen vücudumu.

Sabah kalktığımda önce onbeş-yirmi dakika yatakta gerindim, saatim çalmamıştı demek ki daha erken bir saatte uyanmıştım ama uykumu nasılsa almıştım. saat beş filan olmalıydı demek ki iki saatlik uyku bana yetiyordu kendimi zinde hissediyordum çünkü. Uzun uzun gerindikten sonra saate bakmak aklıma geldi, bakınca da şoka uğradım ! Saat onu yirmi geçiyordu ve saatimin alarmı kapatılmıştı. İşte o zaman çevreme bakmayı akıl ettim işte o zaman fark ettim ki sınıfımdaki geri zekalı kızlar akıllarınca benden intikam almışlar .

Hemen yataktan indim, giyindim ve ortak salona indim. Salonda büyük sınıflardan bir kız vardı oda dönüp bana bakmadı bile. Çabucak oradan da çıktım, bu okul hakkında hiç birşey bilmiyordum. Hangi ders nerede işlenir filan. Bunların hiç birini bilmiyordum. En yakında merdivene yöneldim. Yavaş yavaş tırmanmaya başladım, ki arkamdan biri benim adımı bağırdı
" Nymphetamine ! eee bekler misin ? Nympheta-"
arkamı döndüm gelen trende beraber geldğimiz kızlardan biriydi, galiba Hufflepuff'a seçilmişti, tombuldu, merdivenleri tırmanırken iki adımda bir durup nefeslenmek zorunda kalıyordu,
" Tamam bekliyorum " adını hatırlamıyordum.
En sonunda yanıma geldi, ama birden merdiven sarsılmaya başladı. Ben dengemi koruyamayıp dizlerimin üzerine düştüm. Aynı zamanda acı bir çığlık atmayı ihmal etmemiştim. Kız ise trabzanlara sıkı sıkı tutunmuştu, çok uzun sürmedi sarsıntı bitti. Ben dizlerimi ovuşturarak ayağa kalktım, kız dönüp ,
" Ne bu şimdi? " diye bağırdım sanki onun suçuymuş gibi.
O ise güldü, hemde kahkahalarla. Ona uzaylıymış gibi bakmaya başladım, ama galiba en başında beri ona öyle bakıyordum. Bana gülerek merdivenlerin yer değiştirdiğini söyledi bu hep böyle olurmuş. O an delireceğimi sandım. Onu orada yalnız bıraktım ve koşa koşa merdivenleri çıktım. Nede olsa bana yetişemeyecekti.

Koridor bomboştu ve biraz karanlık. Garip heykeller vardı ve aslını istersen korkmuştum. Aşağıya inmek için merdivenlere döndüm ama ben giderken merdiven yine yer değiştirdi. Delirmek üzereydim hatta delirmiştim. Biraz başı boş dolandım koridorda, korkuyordum ve ağlamamak için kendimi zor tutuyordum, en sonunda tanıdık gürültüyü duydum merdiven geri gelmişti. Hemen koştum ve indim.

İndiğim koridor kalabalıktı, bir öğrenciye yaklaştım. Benim yaşlarımda olmalıydı. Bana baktı, bu kızı tanıyordum. Aynı yaştaydık. Bana gülümsedi, başımdan geçenleri anlattım bana bir dahaki dersin nerede olduğunu söyledi ve tam 4 dersi kaçırmıştım ona teşekkür ettim , yanından ayrıldığımda nereye gideceğimi bildiğim için rahatlamıştım.

Bir kaç dakika sonra dersliği bulmuştum. Sihir Tarihi , hah abimin dersi. Nasıl davranmam gerektiğini bilmiyordum. Sınıfa girdiğimde saatimi kapatanların kim olduğunu dakikada anladım, romantik kız ve köleleri.... bana bakıp kişniyorlardı. Yanlarından geçerken gülümsedim,
" Bilseydim yanımda havuç , kesme şeker filan getirirdim. "
dedim, onlar bana garip garip baktılar. Ben aynı masumiyetle devam ettim.
" Hani, at gibi kişniyorsunuz ya "
Suratlarının şekli öyle bir değişti ki anlatamam.

Yerime oturdum çok geçmeden profesör-abim içeri girdi. Gülümsedim, o beni görmemiş gibiydi.

''İlk önce herkese merhaba,ben yeni sihir tarihi profesörünüz Stam James Adams.Sizinle iyi anlaşcağımızı umuyorum içinizden bazıları hogwarts kurallarını biliyor,ben size tekrar söliyorum sonra anlaşmazlık olmasın...''


Ah tanrım, bir saat kural mı sayacaksın şimdi ! Nasıl da kendinden emin duruyor, gören de profesör değil okul müdürü sanacak seni James ! Demin suratında duran köpek yavrusu gülümsemesi şimdi kendini ciddiyete bırakmıştı.

'' *Haylazlık yapma
*Birbirinize birşey fırlatma(Rahatsız etme)
*Ben konuşurken izin almadan konuşmak veya soru sormak..
*Birbiriniz arasında rahatsız edici kelimeler vb..

Bu kurallara uyarsanız sorun cıkmıcağını umuyorum.Hogwarts eskisi gibi düzenli bir yer olma çabası içinde ilerki derslerimizde bunları anlatıcağım...''


Ah Tanrılar aşkına ! Birde kuralları tahtaya yazdı hangisine uyacağımı düşünüyorsun James ! Omzumu silktim hoş bunuda görmemiştir çünkü kendi egosuyla meşguldü o sırada. Ben yanımda oturan kıza döndüm gülümsedim. James'i hiç takmıyormuş gibi.

''Sihir Tarihi kitabınızın 42.Sayfasını açın.İlk dersimiz olarak açılışı yapıyorum.Sihirin özgürleşmesini en büyük yardım edenler James ve Lily Potter 31 Ekim 1981'de Godric's Hallow'da Ölü bulundu.Küçük oğulları Harry Potter öldüren lanetten sağ çıkmayı başarmasayla esrarengiz perde açıldı.Lily Potter'ın ölmeden önce Harry'e karşı kalkan yarattığı ortaya çıktı..

Harry Potter'ın vaftiz babası olan Black ailesinin son torunu.Sirius Black (1959) Harry Potter'ın babası James Potter 'ın en yakın arkadaşlarından birisidir.Sirius bir animagustur(bu tür büyücüler hayvana dönüşebilirler) ve böylece istediğinde siyah bir köpeğe dönüşebilir. Takma adı Padfoot, yani Patiayak'tır.Aile üyelerinin tümü Syltherin binasında olmasına rağmen sadece o Gryffindor binasına seçilmiştir.Zümrüd-ü Anka Yoldaşlığının olduğu savaşta Öldüren Lanet isabet etmiştir.


Ah birde kitap mı vardı. Varsa ben hiç bilmiyorum gerçekten. Aceleyle çıkarken çantamı almayı unutmuştum. Yanımda oturan kıza iyice yaklaştım. O kitabını açmıştı, 42. sayfa James kendini kaptırmış konuyu anlatırken ben onun yapmamamızı ilan ettiği şeyi yaptım ve 'kendi aramızda konuştum'

" Ee.. kitabından bakabilir miyim ? "

Bana hiç dönmeden kafasını tamam anlamında salladı. Bende gülümsedim, ve kitabı önüme doğru çektim. Ondan çok ben görüyordum şimdi. Kız sesini çıkarmadı demekki sorun yoktu.

Remus Lupin, Harry Potter'ın babasının en iyi arkadaşlarından biridir. Fenrir Grayback tarafından küçükken ısırılıp bir kurtadam olmuştur. Harry üçüncü sınıftayken onun karanlık sanatlara karşı savunma hocalığını yapmıştır. Zümrüdüanka yoldaşlığının bir üyesidir. Dumbledrore'un güvendiği bir kimsedir. Peter Pettigrew, Sirius Black ve James Potter onun Hogwarts'da sahip olduğu tek arkadaşlarıdır. Üçü de onun kurtdam olduğunu öğrendiklerine Lupin'in sandığının aksine onu bırakmamış hatta onu yalnız bırakmamak için birer Animagus olmuşlardır.Eşi Tonks ve Lupin özgürlük için savaşın cıktığı zaman öldürüldü..


Deli göz Moody bir seherbazdır.Onun sayesinde Azkaban'da boşluca kalmadı. 1994 yılında Hogwarts'ın müdürü Albus Dumbledore tarafından Hogwarts'a çağrılır.Çağrılma sebebi öğretmen açığı olmasıdır.Tek gözü yoktur.Onun yerine sihirli bir takma göz kullanır.Aynı zamanda tek bacağıda yoktur.Onun yerinede demirden pırotez bacak kullanır.Harry potter'ı çok korumuştur.Aynı zamanda Tonks'un babası Ona genellikle Deli Göz Moody denir.Harry Potter'ı korurken Öldüren Lanet'in isabet etmesiyle ölmüştür...


James anlatmaya devam ediyordu. Aslında anlattıklarından bir tanesini bile dinlemiyordum. Geçmiş geçmişte kalmalı bugüne taşımak nedendir ki. Tamam zeki biriyim, ama ders dinlemek bana göre değil. Kitabımı okuyarak öğrenebilirim. Bunu yapabilecek kadar zekiyim.

Albus Dumbledore 'un bir kız kardeşi ve bir erkek kardeşi vardır. Kız kardeşi Ariana, daha küçük bir çocuk iken, kontrol edemediği bir büyü yaptığı sırada, bu durumu görüp korkan mugglelar tarafından saldırıya uğramıştır. Bu saldırının şokunu atlatamayan Ariana bakıma muhtaç kalmıştır. Bunun üzerine babası muggleların peşine düşüp onlara saldırmıştır. Yakalandığında neden saldırdığını anlatmamış ve Azkaban'a yollanmıştır. Ve orada da hayatını kaybetmiştir. Annesi ise bir gün, Ariana annesine yardım etmek isterken, gene gücünü kontrol edemeyip kaza ile annesini öldürmüştür. Dumbledore daha genç iken Grindelwald ile arkadaş olmuştur. Kendilerini güç verilmişler olarak tanımlamaktadır. Onun fikirlerinin Dumbledore'u daha genç iken nasıl etkilediğini kendisi daha sonradan Harry'e itiraf etmiştir. Dumbledore, Arkadaşı Grindelwald ile birlikte ölüm yadigarlarını aramaya çıkmayı planlamıştır. Fakat Aberforth, Ariana'ya bakması gerektiğini ona soylediğinde kız kardeşini de seyehatlerine almayı düşünmüştür. Bu fikri hiç sevmeyen Grindelwald sinirlenip Aberforth'a asasını cekmiştir. Sonra üçü birlikte orada düello etmeye başlar. Ve kiz kardeşi o düello sırasında hayatını kaybetmiştir. İçlerinden hangisinin Ariana'nin ölümüne sebep olan laneti yaptığını hiç öğrenememişlerdir. Dumbledore'un ölümünden sonra Rita Skeeter tarafından yazılan kitapta Dumbledore'un gençliğindeki bütün kötü yanları anlatılmıştır. Kendisinin ailesine gerekli ilgiyi gostermediği ve üzerine düşeni yapmadığı açıklanmıştır. Fakat genç iken Grindelwald'in fikirlerine kapılmasına rağmen, Ariana'nın ölümünden sonra her türlü haksızlığa karşı savaşmaya başlamıştır. İleriki zamanlarda Grindelwald'ı kendisi yenmiştir. Muggle haklarını savunmuş ve muggle doğumlulari korumuştur.Severus Snape tarafından Öldüren Lanet'le öldürülmüştür..Sebeblerini ilerde anlatacağım..

İlerki derslerimde bir kaç hayat hikayesi ve Felsefe Taşını anlatacağım..''


Abim, anlatmaya devam etti, ben dinlemedim. Sırayı karaladım. Yanımda oturan kızın kitabını bile karaladım. Öyle yada böyle zaman geçti ben abimi ders bittikten sonra dinlemeye başladım. Ah benim abim anormaldir. Birde ödev diyor. Tamam neyse o kadarını yaparım. Ödevi tahtaya yazdı. Sonra sınıftan çıktı gitti. Bende hemen sınıftan ayrıldım. Ama ayrılmadan önce yanımda oturan kıza teşekkür ettim tabi. Bunu yapacak kadar kibarım.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Anthony Tate Fidelio
Ravenclaw 1. Sınıf ~ Quidditch Sahası ve Eşyaları Sorumlusu
Ravenclaw 1. Sınıf ~ Quidditch Sahası ve Eşyaları Sorumlusu
avatar

Mesaj Sayısı : 99
Ruh Hali :
Nereden : Roma

Seviye
RP Puanı:
40/100  (40/100)

MesajKonu: Geri: Ders 1 (Offline)   Cuma Ağus. 28, 2009 8:41 am

Hogwarts yazın son esintilerinden tamamen ayrılmış yerini esaret dolu güz kırbaçlarına bırakmıştı. Keskin soğuk ben dahil tüm miniklerin sıcacık yatakhanede ki yumuşacık yorganlarına daha sıkı sarılmalarına sebep oluyordu. Lakin sarılma faslının bir yere kadar olduğunu ise baştan beri biliyordum , bu bedenime ve ruhuma çekilmez bir rahatsızlık veriyordu. Hele ki normal günlerde bile soğuk olan suyun şimdi nasıl olduğunu düşünebilmek bile evham uyandırıcıydı. Mukadderattan çekinmemem lazım, eninde sonunda gidecektim işte ama her saniyemi rahatlıkla değerlendirebilmek biraz olsun mutluluk verici oluyordu...

Köhnelik içinde esneyerek yüzümü yıkamak için banyoya doğru yöneldim. Soğuk su damlacıkları yüz hatlarımda yayılırken rahatlaşıyımın yanındak ürperti duygusu kafa karıştırıcıydı ama en azından artık dinçtim. Refah içinde erkekler yatakhanesine üstümü giyinmek çin yöneldim. Öğrencilerin de çoğu benim gibi üstünü giyinip bir an önce kahvaltı yapmak için aceleci davranıyordu. Asamı tüy kalemlerimi ve parşömenlerimi aldıktan sonra kahvaltı salonuna yöneldim...

Soğuğun verdiği karamsarlıktan olmalıydı ki tüm öğrenciler olabildiğince sessizlerdi. Hele ki slytherin kahvaltı masasındaki öğrenciler etrafı tiksinmeyle süzüyorlardı. Ağır tavırlarla kahvaltımı tamamladıktan sonra dersliğe doğru yöneldim. Çoğuna göre onlarca yıl gereksizliği temsil etmiş olan Sihir tarihi dersi bende büyük bir heyecan uyandırıyordu...

Profesör James içeri girdiğimizde önünde orta boyda açık bir kitapla sandelyesine çivilenmiş bizi bekler bi edayla etrafına bakınıyordu. Yüzündeki ufak tebessümü öğrencilere karşı disiplin olarak geri döndüreceği kesindi. Tüm I. Sınıflar sıralara yerleştikten sonra diğer derslere nazaran başlamadan biten bir sessizlikle karşılaşmıştık. Dersin oturaklı hale geldiğini anlayan Profesör James hafif bir tebessümle ayaklanmıştı. Ama tezim doğru çıkmıştı ki kaşları hafif çatılmış güler yüzü yerini kusursuz bir disipline bırakmıştı. Cürretkar bir tavırla söze girdi:

''İlk önce herkese merhaba,ben yeni sihir tarihi profesörünüz Stam James Adams.Sizinle iyi anlaşcağımızı umuyorum içinizden bazıları hogwarts kurallarını biliyor,ben size tekrar söliyorum sonra anlaşmazlık olmasın...''

Çoğu öğrenci (özellikle slytherinliler) profesörü bu söylemiyle tiksinerek süzmüşlerdi. Kuralları tekrar yinelemek can sıkıcıydı. Ama o bu bakışlara rağmen sıralamıştı bile..:

'' *Haylazlık yapma
*Birbirinize birşey fırlatma(Rahatsız etme)
*Ben konuşurken izin almadan konuşmak veya soru sormak..
*Birbiriniz arasında rahatsız edici kelimeler vb..


Ardından bu kuralların işe yarayacağını ve sorunsuz olacağımızı tekrar yinelemesi iyice bunalım getirmişti.Sonunda derse geçeceğimizin sinyallerini veren profesörün tavırlarını görünce biraz olsun rahatlamıştım. Eskiyi bilmek ne olursa olsun onur vericiydi. Profesör söze büyük bir onurla girivermişti. İlk başta mucizevi büyücü Bay Potter ın mucizevi kurtuluş sahnesinin gözümüzde canlanmasına sebep olmuştu. Bunları anlatırken hala ciddiyeti ise yerindeydi. Ardından sihir dünyasında büyük bir sansasyonelliğe sebep olan Sirius Black anlatmıştı. Dinledikçe zevk alıyor gibiydim. Sonra bir sır gibi KurtAdamlığını saklayan şuan mezarında mışıl mışıl rahatıyla uyuyan bay remus lupin. Ve sihir aleminin gelmiş geçmiş en efsunlu seherbazı Deli Göz Mody. Ardından da belki hiddetle belkide övgülerle dolu bir hayata sahip Lordun korkulu rüyası ALBUS PERVİCAL WULFRİC BRİAN DUMBLEDORE ... Babamın bu olayları yaşayışının heyecanının şansı - ama o günlerdeki olan devrimlerin şanssızlığı olarak düşünüyordum. Gerçekten tarih susmuş usulca bir kedi gibi dinler olmuştuk. Slytherinliler bile adapte olmuştu bu gözle görülmeye değer bir etkendi. En sonunda profesör james ödevlerimizi bir parşömene yazmamız gerektiğini sert ve tekdüze bir tonla açıkladı:

1-Lily Potter Harry'e kalkan yarattığında öldüren lanetin geri sektiğinde Karanlık Lord'un asası neden kırılmadı?

2-Severus Snape'in hayatı hakkında kompazisyon ödevi

Vay canına gerçektende haz verici araştırma ödevleriydi... Profesör James işbilir bir tavırla tekrar sesini duyurdu..:

''İlerki derslerimde bir kaç hayat hikayesi ve Felsefe Taşını anlatacağım..Şimdi Çıkabilirsiniz..!''


Profesörün ciddiyeti başta eksi bir etmen olarak gözümüze lanse olsada şimdi o ciddiyetin merak uyandırdığına dair binlerce kez yemin edebilirdim. Başımı sağa sallayarak bir tebessüm ettim ve bir dahaki sihir tarihi dersliğini sabırsızlıkla bekler edasıyla Ravenclaw Ortak Salonunun önündeki dev saate ilerledim ve saate doğru sabırsız bakışlarla bulundum. Tarih aslında her zaman işliyordu bu gayet açıktı, gerçek ise tarihi yazabilmenin önemini anlamaktan ibaretti..!


'
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Richert Adams
Hufflepuff 1. Sınıf
Hufflepuff 1. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 10
Ruh Hali :

Seviye
RP Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Ders 1 (Offline)   C.tesi Ağus. 29, 2009 6:56 pm

Richert Yine herzamanki gibi zorla uyanmıştı.Ancak yinede hufflepuff öğrencisi olmaının gururunu yaşıyordu.Hemen harekete geçti ve cübbesini giydi.Daha kahvaltı etmesi gerekiyordu.Hemen Salona inip yemeğini yedi.2.katta erkekler tuvaletine'de uğradıktan sonra dersliğe geldi.Richert dersliğe geldiğinde sadece Sabrina ve Gaston vardı.İçerisi çok tozdu ve richert bundan etkilendi.Hemen camı açtı.Profesör geldiğinde yüzünde anlaşılmaz bir ifade vardı.Girdiğinde :

''İlk önce herkese merhaba,ben yeni sihir tarihi profesörünüz Stam James Adams.Sizinle iyi anlaşcağımızı umuyorum içinizden bazıları hogwarts kurallarını biliyor,ben size tekrar söliyorum sonra anlaşmazlık olmasın...''
dedi.Ve ardından kuralları sıralayıverdi...

' *Haylazlık yapma
*Birbirinize birşey fırlatma(Rahatsız etme)
*Ben konuşurken izin almadan konuşmak veya soru sormak..
*Birbiriniz arasında rahatsız edici kelimeler vb..


ARdından....


'Sihir Tarihi kitabınızın 42.Sayfasını açın.İlk dersimiz olarak açılışı yapıyorum.Sihirin özgürleşmesini en büyük yardım edenler James ve Lily Potter 31 Ekim 1981'de Godric's Hallow'da Ölü bulundu.Küçük oğulları Harry Potter öldüren lanetten sağ çıkmayı başarmasayla esrarengiz perde açıldı.Lily Potter'ın ölmeden önce Harry'e karşı kalkan yarattığı ortaya çıktı..

Harry Potter'ın vaftiz babası olan Black ailesinin son torunu.Sirius Black (1959) Harry Potter'ın babası James Potter 'ın en yakın arkadaşlarından birisidir.Sirius bir animagustur(bu tür büyücüler hayvana dönüşebilirler) ve böylece istediğinde siyah bir köpeğe dönüşebilir. Takma adı Padfoot, yani Patiayak'tır.Aile üyelerinin tümü Syltherin binasında olmasına rağmen sadece o Gryffindor binasına seçilmiştir.Zümrüd-ü Anka Yoldaşlığının olduğu savaşta Öldüren Lanet isabet etmiştir.


Neyseki kitabım yanımdaydı...

Remus Lupin, Harry Potter'ın babasının en iyi arkadaşlarından biridir. Fenrir Grayback tarafından küçükken ısırılıp bir kurtadam olmuştur. Harry üçüncü sınıftayken onun karanlık sanatlara karşı savunma hocalığını yapmıştır. Zümrüdüanka yoldaşlığının bir üyesidir. Dumbledrore'un güvendiği bir kimsedir. Peter Pettigrew, Sirius Black ve James Potter onun Hogwarts'da sahip olduğu tek arkadaşlarıdır. Üçü de onun kurtdam olduğunu öğrendiklerine Lupin'in sandığının aksine onu bırakmamış hatta onu yalnız bırakmamak için birer Animagus olmuşlardır.Eşi Tonks ve Lupin özgürlük için savaşın cıktığı zaman öldürüldü..


Deli göz Moody bir seherbazdır.Onun sayesinde Azkaban'da boşluca kalmadı. 1994 yılında Hogwarts'ın müdürü Albus Dumbledore tarafından Hogwarts'a çağrılır.Çağrılma sebebi öğretmen açığı olmasıdır.Tek gözü yoktur.Onun yerine sihirli bir takma göz kullanır.Aynı zamanda tek bacağıda yoktur.Onun yerinede demirden pırotez bacak kullanır.Harry potter'ı çok korumuştur.Aynı zamanda Tonks'un babası Ona genellikle Deli Göz Moody denir.Harry Potter'ı korurken Öldüren Lanet'in isabet etmesiyle ölmüştür...


Albus Dumbledore 'un bir kız kardeşi ve bir erkek kardeşi vardır. Kız kardeşi Ariana, daha küçük bir çocuk iken, kontrol edemediği bir büyü yaptığı sırada, bu durumu görüp korkan mugglelar tarafından saldırıya uğramıştır. Bu saldırının şokunu atlatamayan Ariana bakıma muhtaç kalmıştır. Bunun üzerine babası muggleların peşine düşüp onlara saldırmıştır. Yakalandığında neden saldırdığını anlatmamış ve Azkaban'a yollanmıştır. Ve orada da hayatını kaybetmiştir. Annesi ise bir gün, Ariana annesine yardım etmek isterken, gene gücünü kontrol edemeyip kaza ile annesini öldürmüştür. Dumbledore daha genç iken Grindelwald ile arkadaş olmuştur. Kendilerini güç verilmişler olarak tanımlamaktadır. Onun fikirlerinin Dumbledore'u daha genç iken nasıl etkilediğini kendisi daha sonradan Harry'e itiraf etmiştir. Dumbledore, Arkadaşı Grindelwald ile birlikte ölüm yadigarlarını aramaya çıkmayı planlamıştır. Fakat Aberforth, Ariana'ya bakması gerektiğini ona soylediğinde kız kardeşini de seyehatlerine almayı düşünmüştür. Bu fikri hiç sevmeyen Grindelwald sinirlenip Aberforth'a asasını cekmiştir. Sonra üçü birlikte orada düello etmeye başlar. Ve kiz kardeşi o düello sırasında hayatını kaybetmiştir. İçlerinden hangisinin Ariana'nin ölümüne sebep olan laneti yaptığını hiç öğrenememişlerdir. Dumbledore'un ölümünden sonra Rita Skeeter tarafından yazılan kitapta Dumbledore'un gençliğindeki bütün kötü yanları anlatılmıştır. Kendisinin ailesine gerekli ilgiyi gostermediği ve üzerine düşeni yapmadığı açıklanmıştır. Fakat genç iken Grindelwald'in fikirlerine kapılmasına rağmen, Ariana'nın ölümünden sonra her türlü haksızlığa karşı savaşmaya başlamıştır. İleriki zamanlarda Grindelwald'ı kendisi yenmiştir. Muggle haklarını savunmuş ve muggle doğumlulari korumuştur.Severus Snape tarafından Öldüren Lanet'le öldürülmüştür..Sebeblerini ilerde anlatacağım..

İlerki derslerimde bir kaç hayat hikayesi ve Felsefe Taşını anlatacağım...''


Bunları söyledikten sonra profesör ödevi tahtaya yazdı.Ve ders zili çalmıştı.Sanırım bu ders biraz zorlucaktı richertı.Ama o üstesinden geleceğini biliyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Edward Nigellus Moreau
Gryffindor 1. Sınıf
Gryffindor 1. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 1025
Ruh Hali :
Nereden : Paris

Seviye
RP Puanı:
10/100  (10/100)

MesajKonu: Geri: Ders 1 (Offline)   Paz Ağus. 30, 2009 9:11 am

Okulda ikinci günüydü.Sabah kalktı ve erkekler tuvaletine gidip gzlce yüzünü yıkamıştı.Edward Proudmoree ilk dersi olacaktı bi yandan çok heycenlı bi yandanda sevinçliydi.


Saat daha erkendi derse daha 1 saat vardı.Biraz bahçeye çıkmıştı bir bankın üstüne oturmuş dersin nası olacağını düşünüyordu.


Vakit yaklaşıyordu.Edward sınıfına doğru gitmekteydi.Giderken yolda kıpırdayan resimler ruhlar vardı.Onları görünce hem çok şaşırdı hemde biraz korkmuştu.

Sonunda sınıfa varmıştı.
Profesör Stam J. Adams sınıfa girmişti

''İlk önce herkese merhaba,ben yeni sihir tarihi profesörünüz Stam James Adams.Sizinle iyi anlaşcağımızı umuyorum içinizden bazıları hogwarts kurallarını biliyor,ben size tekrar söliyorum sonra anlaşmazlık olmasın...''



Öylelikle kendini bize tanıtmıştı sonra hemen tahtaya yazılar yazmaya başladı

'' *Haylazlık yapma
*Birbirinize birşey fırlatma(Rahatsız etme)
*Ben konuşurken izin almadan konuşmak veya soru sormak..
*Birbiriniz arasında rahatsız edici kelimeler vb..


gibi şeyler yazdı ve sonra derse geçti

''Sihir Tarihi kitabınızın 42.Sayfasını açın.İlk dersimiz olarak açılışı yapıyorum.Sihirin özgürleşmesini en büyük yardım edenler James ve Lily Potter 31 Ekim 1981'de Godric's Hallow'da Ölü bulundu.Küçük oğulları Harry Potter öldüren lanetten sağ çıkmayı başarmasayla esrarengiz perde açıldı.Lily Potter'ın ölmeden önce Harry'e karşı kalkan yarattığı ortaya çıktı..

Harry Potter'ın vaftiz babası olan Black ailesinin son torunu.Sirius Black (1959) Harry Potter'ın babası James Potter 'ın en yakın arkadaşlarından birisidir.Sirius bir animagustur(bu tür büyücüler hayvana dönüşebilirler) ve böylece istediğinde siyah bir köpeğe dönüşebilir. Takma adı Padfoot, yani Patiayak'tır.Aile üyelerinin tümü Syltherin binasında olmasına rağmen sadece o Gryffindor binasına seçilmiştir.Zümrüd-ü Anka Yoldaşlığının olduğu savaşta Öldüren Lanet isabet etmiştir.


Remus Lupin, Harry Potter'ın babasının en iyi arkadaşlarından biridir. Fenrir Grayback tarafından küçükken ısırılıp bir kurtadam olmuştur. Harry üçüncü sınıftayken onun karanlık sanatlara karşı savunma hocalığını yapmıştır. Zümrüdüanka yoldaşlığının bir üyesidir. Dumbledrore'un güvendiği bir kimsedir. Peter Pettigrew, Sirius Black ve James Potter onun Hogwarts'da sahip olduğu tek arkadaşlarıdır. Üçü de onun kurtdam olduğunu öğrendiklerine Lupin'in sandığının aksine onu bırakmamış hatta onu yalnız bırakmamak için birer Animagus olmuşlardır.Eşi Tonks ve Lupin özgürlük için savaşın cıktığı zaman öldürüldü..


Deli göz Moody bir seherbazdır.Onun sayesinde Azkaban'da boşluca kalmadı. 1994 yılında Hogwarts'ın müdürü Albus Dumbledore tarafından Hogwarts'a çağrılır.Çağrılma sebebi öğretmen açığı olmasıdır.Tek gözü yoktur.Onun yerine sihirli bir takma göz kullanır.Aynı zamanda tek bacağıda yoktur.Onun yerinede demirden pırotez bacak kullanır.Harry potter'ı çok korumuştur.Aynı zamanda Tonks'un babası Ona genellikle Deli Göz Moody denir.Harry Potter'ı korurken Öldüren Lanet'in isabet etmesiyle ölmüştür...


Albus Dumbledore 'un bir kız kardeşi ve bir erkek kardeşi vardır. Kız kardeşi Ariana, daha küçük bir çocuk iken, kontrol edemediği bir büyü yaptığı sırada, bu durumu görüp korkan mugglelar tarafından saldırıya uğramıştır. Bu saldırının şokunu atlatamayan Ariana bakıma muhtaç kalmıştır. Bunun üzerine babası muggleların peşine düşüp onlara saldırmıştır. Yakalandığında neden saldırdığını anlatmamış ve Azkaban'a yollanmıştır. Ve orada da hayatını kaybetmiştir. Annesi ise bir gün, Ariana annesine yardım etmek isterken, gene gücünü kontrol edemeyip kaza ile annesini öldürmüştür. Dumbledore daha genç iken Grindelwald ile arkadaş olmuştur. Kendilerini güç verilmişler olarak tanımlamaktadır. Onun fikirlerinin Dumbledore'u daha genç iken nasıl etkilediğini kendisi daha sonradan Harry'e itiraf etmiştir. Dumbledore, Arkadaşı Grindelwald ile birlikte ölüm yadigarlarını aramaya çıkmayı planlamıştır. Fakat Aberforth, Ariana'ya bakması gerektiğini ona soylediğinde kız kardeşini de seyehatlerine almayı düşünmüştür. Bu fikri hiç sevmeyen Grindelwald sinirlenip Aberforth'a asasını cekmiştir. Sonra üçü birlikte orada düello etmeye başlar. Ve kiz kardeşi o düello sırasında hayatını kaybetmiştir. İçlerinden hangisinin Ariana'nin ölümüne sebep olan laneti yaptığını hiç öğrenememişlerdir. Dumbledore'un ölümünden sonra Rita Skeeter tarafından yazılan kitapta Dumbledore'un gençliğindeki bütün kötü yanları anlatılmıştır. Kendisinin ailesine gerekli ilgiyi gostermediği ve üzerine düşeni yapmadığı açıklanmıştır. Fakat genç iken Grindelwald'in fikirlerine kapılmasına rağmen, Ariana'nın ölümünden sonra her türlü haksızlığa karşı savaşmaya başlamıştır. İleriki zamanlarda Grindelwald'ı kendisi yenmiştir. Muggle haklarını savunmuş ve muggle doğumlulari korumuştur.Severus Snape tarafından Öldüren Lanet'le öldürülmüştür..Sebeblerini ilerde anlatacağım..

İlerki derslerimde bir kaç hayat hikayesi ve Felsefe Taşını anlatacağım..''



Bunları yadıktan sonra ödev verdi. Edward Ödevi yazdı yazar yazmaz zil çaldı ve dışarı çıktılar

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Marcia Celestine Bickle
Gryffindor 1. Sınıf ~ Quidditch Sahası ve Eşyaları Sorumlusu
Gryffindor 1. Sınıf ~ Quidditch Sahası ve Eşyaları Sorumlusu
avatar

Mesaj Sayısı : 231
Ruh Hali :
Nereden : NY

Seviye
RP Puanı:
10/100  (10/100)

MesajKonu: Geri: Ders 1 (Offline)   Ptsi Ağus. 31, 2009 5:48 am

Mesajımın uzunluğu verilen sınırı geçtiği için iki parça halinde gönderiyorum.



Gözümü günün ilk ışıklarıyla açtım. Bu kadar erken uyanmama rağmen sanki bir yıldır uyuyormuş gibi hissediyordum kendimi. Bunun sebebi dün gece çok yorulmuş ve erken yatmış olmamdı muhtemelen. Sonuç olarak gün yeni doğuyordu ve benim sihir tarihi dersine kadar bol bol vaktim vardı. Yatakhaneye şöyle bir göz attım. Çoğu kişi uyuyordu. Sadece birkaç yatak boştu fakat onlar da tanışmışlığım olan kızlar değildi. Şu an düşündüğüm tek şey derse kadar bu kadar vakti nasıl doldurabileceğimdi. Umarım ben kalkıp, hazırlanıp, kahvaltımı edene kadar arkadaşlarımdan birkaçı veya Lily uyanmış olurdu. Acele etmeden yataktan kalktım. Sandığımın en üstünde durmakta olan düzgünce katlanmış cüppemi çıkarttım. Oyalanmadan üstümü değiştirdim. Sabah, bu yatakhaneden ilk defa kitaplarımı almayarak çıkıyordum. Nasıl olsa bunun için bol bol vaktim olacaktı.

Kızlar tuvaletine doğru yönelirken, Hogwarts’ın koridorlarının tek başına olunca ne kadar sessiz ve ıssız geldiğini fark ettim. Daha önce yanımda hep birileri olduğu için buraların eğlenceli ve kalabalık mekanlar olduklarını düşünmüştüm. Fakat şimdi anlıyordum ki bu mekanı eğlenceli hale getirenler değer verdiğim insanlardı. Beynim bu düşüncelerle zonklarken kızlar tuvaletinin mermer kapısı varmak istediğim yere geldiğimi gösterircesine önümde dikildi. Kapıyı itip içeri girdim. Çeşmeler büyük bir yuvarlak oluşturacak şekilde kocaman bir mermer sütunun etrafına sıralanmışlardı. Kapıya en yakın çeşmeye giderek suyu açtım. Suyun şırıltısı mekanı doldururken en azından şimdi eskisi kadar sessiz olmadığına şükrettim. Çeşmeden akan buz gibi ve berrak suyu avuçlarıma doldurarak yüzüme çarptım. Soğuk su tüm duyularımı uyarırmışçasına uykulu halimden arınmamı emretti bana. Şimdi çok daha iyi ve zinde hissediyordum. Yandaki yansıtma gücü oldukça fazla olan camlara dönerek kendime şöyle bir baktım. Toplu duran saçlarımı saldım. Uzun platin sarısı saçlarım omuzlarımdan dökülürken, buradaki pek çok kişiden daha şanslı olduğumu düşündüm. Kendini yenilmez sanan burnu büyük insanlardan bile.

Kızlar tuvaletinden çıkıp kahvaltı için büyük salona yöneldiğimde on beş dakika kadar geçmişti. Hiçbir zaman aynanın karşısında süslenmek için yarım saatini harcayan şımarık kızlardan olmamıştım. Bu kadar vakit harcamamın sebebi kızlar tuvaletiyle ortak salonumuz arasındaki mesafeydi. Ve şimdi o mesafeyi tekrar kat ederek büyük salona gitmem gerekiyordu. Akşam da çok bir şey yediğim söylenemezdi. Bu nedenle uyandığımda vücudum sanki yemeğe ihtiyacı olduğunu haykırıyordu. ilk başta onu duymazdan gelerek arkadaşlarımı beklemeyi düşünmüştüm. Fakat şimdi açlığımı daha fazla bastıramayacağımı anlamıştım. Bu nedenle adımlarımı hızlandırarak büyük salona doğru yöneldim. Ben büyük salona doğru yürürken tablolar da uyanmışlardı ve elbette gözlerini açtıklarında gördükleri ilk kişinin ben olduğuma sevinmediklerini anlayabiliyordum. Yine de insanın egosunu tatmin eden bir duygu değildi elbette. Hogwarts’taki ters orantı. İnsanlar tarafından ne kadar sevilirsen, tablolar tarafından o kadar nefret edilirsin. Nedenini bir türlü anlayamadım. Anlayabilen biri de var mı merak ediyorum.

Büyük salona nihayet varmıştım. Burada kimsenin olmayacağını ve bu kadar geniş çevrem olmasına rağmen yalnız kahvaltı edeceğimi düşünmüştüm. Fakat görünen o ki yanılmıştım. Tek tük bile olsa her binanın masasında birkaç kişi oturmuş keyifle kahvaltı ediyorlardı. Anlaşılan bunlar binaların sabahçı kuşlarıydılar. Gryffindor masasını ise bu kadar kalabalık görmeyi hiç beklememiştim. Birbirleriyle tanıştıkları belli olan bir grup öğrenci – anlaşılan bu saatte kalkmaya oldukça alışmışlardı – gayet normal bir şekilde kahvaltı ediyorlardı. Onlara doğru geldiğimi görünce bakışlarını üzerime yönelttiler. Anlaşılan yeni birinin bu saatte kalkması onları şaşırtmıştı. Bu grupla tanışmamın yararıma olacağını hissetmiştim. Girişkenliğim burada da işe yarayacaktı. Birbiriyle kaynaşmış bir gruba girmek… İşim zordu, yine de imkansız değildi. En masum gülümsememle karşılarına oturdum.

“ Merhaba.” dedim. “ Gryffindor binasının sabahçılarını görüyorum sanırım.” Hepsi birbirlerine bakıp gülümsediler. Fakat bu gülümsemenin anlamını çözememiştim. “Bu kızın burada ne işi var?” mı yoksa “Ah, yeni bir arkadaş.” mı? Anlamak için beklemem gerekiyordu anlaşılan. Ortalarında oturan esmer kız kahkaha atmak yerine ufak bir tebessümü tercih etmişti.
“Mary Lily Silver.” Kendilerini tanıtmakta sakınca görmemiş olacaklar ki başta kızlar olmak üzere hepsi teker teker kendini tanıttı.
“Jeremy Bilington.”
“Billy Hudson.”
“Merissa Mia Beyan.”
Demek Merissa ile arkadaştık.
“Demek adaşız ha, Merissa?” Merissa beni şöyle bir süzdü. Ardından gülümseyerek cevap verdi.
“ Tahmin edeyim, adın Mia.” Tahmininin doğru çıkacağına şüphem yoktu. Merissa çok sık rastlanan bir isim değildi nasıl olsa. Onu onaylayan bir bakış attım.

Onların kahvaltılarını bitirdiklerini fark ettiğimde henüz kendi tabağıma hiçbir şey almadığımı fark ettim. Sanırım şu “muhabbetin içinde kendini kaybedenler”den olmuştum. O sırada yeni tanıştığım grubun yanımdan kalkmakta olduğunu gördüm. Neden bu kadar erken gelip bu kadar erken kalktıklarını anlayamamıştım. Binalarından birileriyle tanışmak için hiç çaba sarf etmiyorlar mıydı? O halde belki sosyalleşmelerine biraz ben katkıda bulunabilirdim. Zeki ve eğlenceli insanlara benziyorlardı. Onlarla arkadaş olmak belki de pişman olmayacağım bir tercih olacaktı. En son masadan kalkan Merissa’nın arkasından seslendim.
“ Biraz daha kalırsanız sizi kendi arkadaşlarımla tanıştırabilirim.”
Grup, tekrar güldü ve hayır dercesine başlarını salladılar. Merissa ise tüm durumu iki kelimeyle özetledi.
“Böyle iyiyiz.” Pekala, dercesine eğdim başımı.
“Sizinle tanışmak güzeldi.”
“Seninle de.”

Başka bir şey söylemediler. Madem böyle iyiydiler, pekala. O halde onlar için uğraşmayacaktım. İnsanlar ve tercihleri sorgulamaya gelmez. Saatime baktığımda ders saatine çok da fazla kalmadığını gördüm. O halde arkadaşlarım neden hala büyük salona inmemişlerdi? Belki de bana geçen hafta olduğu gibi yorucu ders temposundan dolayı uyuya kalmışlardı. Tabi bu uykunun nedeni dün gece büyük salonda düzenledikleri eğlence değilse. Neyse, nasıl olsa derslikte görüşecektik. Kendi başlarının çaresine bakabilen kişilerdi. Hızlıca bir şeyler atıştırdım. Daha ortak salona çıkıp ders malzemelerini alacaktım. O sırada Gryffindor masasından kalkıp kapıya doğru yönelen bir çocuk gördüm. Bir yerden tanıdık geliyordu fakat… Her neyse, ortak salonda görmüş olmalıydım. Hızlıca yanına giderek o kışkırtıcı gülümsememi yerleştirdim yüzüme.
“ Tanışıyor muyuz?” Çocuk bana sanki tuhaf bir şey söylemişim gibi baktı.
“ İksir dersinde tanışmıştık, hatırladın mı?” dedi. Ah, evet. Zaten onu nerden gözümün ısırdığı beynimi kurcalayıp duruyordu. Ama bu ufak ayrıntıyı pek de önemsemiyordum.
“ Ah, evet elbette hatırladım.” diye geçiştirdim. Hatırladım, iksir dersinde tanıştığım adını bilmediğim çocuk. “Senden bir iyilik isteyebilir miyim?” Çocuk gülümsedi. Memnun olmuştum. Şu ana kadar beni kimse reddetmemişti. Belki de bu beni biraz şımartmıştı fakat bir züppe haline getirmemişti.
“Sanırım sihir tarihi dersine gidiyorsun değil mi?” diye sordum.
“ Evet.” diye cevap verdi. “ Çok sıkıcı olacağına eminim. Fakat benden isteyeceğin iyilikle ne ilgisi var anlayamadım.Çocuğu kullandığım için belki de içimde ufak da olsa bir suçluluk duygusu olmalıydı. Fakat yoktu. Belki de insanların hiçbirinin bu acımayı hak edecek masumiyete sahip olduğuna inanmamamdandı.
“ Ortak salona uğrayıp, bizim kızlardan birine sihir tarihi kitabını ve ders malzemelerini getirmesini söyleyebilir misin?” Yüz ifadesinden hayal kırıklığına uğradığını anlamıştım. Ne bekliyordu ki, çıkma teklif etmemi falan mı? Fakat artık reddetmek için iş içten geçmişti. Daha sönük bir sesle.
“Elbette.” dedi. Güzel. Ben de böylece gönül rahatlığıyla sihir tarihi sınıfına yöneldim.


En son Mia Bickle tarafından Ptsi Ağus. 31, 2009 5:53 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Marcia Celestine Bickle
Gryffindor 1. Sınıf ~ Quidditch Sahası ve Eşyaları Sorumlusu
Gryffindor 1. Sınıf ~ Quidditch Sahası ve Eşyaları Sorumlusu
avatar

Mesaj Sayısı : 231
Ruh Hali :
Nereden : NY

Seviye
RP Puanı:
10/100  (10/100)

MesajKonu: Geri: Ders 1 (Offline)   Ptsi Ağus. 31, 2009 5:49 am

Dersliğin kapısına geldiğimde Claire beni elinde iki çantayla karşıladı. Bir yandan da onu elinde iki çantayla dersliğin kapısında bekletmemin hesabını sorar gibiydi. Ona masum ve özür dileyen bir bakış atarak çantamı elinden alarak omzuma attım. Biz sıralarımıza yerleşirken profesör de ilk derse nasıl başlayacağının hesabını yapar gibiydi. Nihayet tüm öğrenciler sınıfa geldiğinde profesör de konuşmaya başladı. Profesörün ilk dersiydi. Dolayısıyla derse nasıl başlayacağını da az çok tahmin etmiştim. Tanışma faslı ve kurallar… İlk dersin en sevmediğim bölümü. Yine de profesörün fazla uzatmamasını dileyerek dinlemeye koyuldum. Adı Stam James Adams’mış. Bu isim bir yerden tanıdık geliyordu fakat çıkaramadım.

Profesör bizleri kuralları açıklamaktansa tahtaya yazmak gibi bir yol benimsemişti. Belki bu sayede kurallar öğrenciler üzerinde daha çok etkili oluyordu. Sırf meraktan tahtada neler yazdığını okumaya başladım. Klasik şeylerdi. Haylazlık yapma, arkadaşlarını rahatsız etme… Her profesörün mutlaka dersten önce söylediği klişe laflar. O sırada profesör tekrar konuşmaya başlamıştı. Ben de onun komutlarına uyarak sihir tarihi kitabımı çantamdan çıkardım ve kırk ikinci sayfasını açtım. Ah, hayır. Yine yıllardır kafamıza kakılan o Harry Potter masalını mı dinleyecektik? Bu olayı hiç yoktan beş kez dinlemiştim. Yine de yapabileceğim hiçbir şey yoktu. Profesör belki bilmediğim bir şey anlatır umuduyla not almaya koyuldum.

Harry Potter'ın vaftiz babası olan Black ailesinin son torunu.Sirius Black (1959) Harry Potter'ın babası James Potter 'ın en yakın arkadaşlarından birisidir.Sirius bir animagustur(bu tür büyücüler hayvana dönüşebilirler) ve böylece istediğinde siyah bir köpeğe dönüşebilir. Takma adı Padfoot, yani Patiayak'tır.Aile üyelerinin tümü Syltherin binasında olmasına rağmen sadece o Gryffindor binasına seçilmiştir.Zümrüd-ü Anka Yoldaşlığının olduğu savaşta Öldüren Lanet isabet etmiştir.

Remus Lupin, Harry Potter'ın babasının en iyi arkadaşlarından biridir. Fenrir Grayback tarafından küçükken ısırılıp bir kurtadam olmuştur. Harry üçüncü sınıftayken onun karanlık sanatlara karşı savunma hocalığını yapmıştır. Zümrüdüanka yoldaşlığının bir üyesidir. Dumbledrore'un güvendiği bir kimsedir. Peter Pettigrew, Sirius Black ve James Potter onun Hogwarts'da sahip olduğu tek arkadaşlarıdır. Üçü de onun kurtdam olduğunu öğrendiklerine Lupin'in sandığının aksine onu bırakmamış hatta onu yalnız bırakmamak için birer Animagus olmuşlardır.Eşi Tonks ve Lupin özgürlük için savaşın cıktığı zaman öldürüldü..

Deli göz Moody bir seherbazdır.Onun sayesinde Azkaban'da boşluca kalmadı. 1994 yılında Hogwarts'ın müdürü Albus Dumbledore tarafından Hogwarts'a çağrılır.Çağrılma sebebi öğretmen açığı olmasıdır.Tek gözü yoktur.Onun yerine sihirli bir takma göz kullanır.Aynı zamanda tek bacağıda yoktur.Onun yerinede demirden pırotez bacak kullanır.Harry potter'ı çok korumuştur.Aynı zamanda Tonks'un babası Ona genellikle Deli Göz Moody denir.Harry Potter'ı korurken Öldüren Lanet'in isabet etmesiyle ölmüştür.

Albus Dumbledore 'un bir kız kardeşi ve bir erkek kardeşi vardır. Kız kardeşi Ariana, daha küçük bir çocuk iken, kontrol edemediği bir büyü yaptığı sırada, bu durumu görüp korkan mugglelar tarafından saldırıya uğramıştır. Bu saldırının şokunu atlatamayan Ariana bakıma muhtaç kalmıştır. Bunun üzerine babası muggleların peşine düşüp onlara saldırmıştır. Yakalandığında neden saldırdığını anlatmamış ve Azkaban'a yollanmıştır. Ve orada da hayatını kaybetmiştir. Annesi ise bir gün, Ariana annesine yardım etmek isterken, gene gücünü kontrol edemeyip kaza ile annesini öldürmüştür. Dumbledore daha genç iken Grindelwald ile arkadaş olmuştur. Kendilerini güç verilmişler olarak tanımlamaktadır. Onun fikirlerinin Dumbledore'u daha genç iken nasıl etkilediğini kendisi daha sonradan Harry'e itiraf etmiştir. Dumbledore, Arkadaşı Grindelwald ile birlikte ölüm yadigarlarını aramaya çıkmayı planlamıştır. Fakat Aberforth, Ariana'ya bakması gerektiğini ona soylediğinde kız kardeşini de seyehatlerine almayı düşünmüştür. Bu fikri hiç sevmeyen Grindelwald sinirlenip Aberforth'a asasını cekmiştir. Sonra üçü birlikte orada düello etmeye başlar. Ve kiz kardeşi o düello sırasında hayatını kaybetmiştir. İçlerinden hangisinin Ariana'nin ölümüne sebep olan laneti yaptığını hiç öğrenememişlerdir. Dumbledore'un ölümünden sonra Rita Skeeter tarafından yazılan kitapta Dumbledore'un gençliğindeki bütün kötü yanları anlatılmıştır. Kendisinin ailesine gerekli ilgiyi gostermediği ve üzerine düşeni yapmadığı açıklanmıştır. Fakat genç iken Grindelwald'in fikirlerine kapılmasına rağmen, Ariana'nın ölümünden sonra her türlü haksızlığa karşı savaşmaya başlamıştır. İleriki zamanlarda Grindelwald'ı kendisi yenmiştir. Muggle haklarını savunmuş ve muggle doğumlulari korumuştur.Severus Snape tarafından Öldüren Lanet'le öldürülmüştür.

Profesörün Sirius Black’le ilgili anlattığı kısımlar biraz daha ilgi çekiciydi. Elbette Harry Potter’ın da çok ilgi çekici bir hikayesi vardı fakat bunu birkaç kez duymuşsanız o kadar da olağandışı gelmiyordu. Profesör konuşmasını bitirdiğimde neredeyse yirmi santimetre uzunluğunda bir parşömen kadar not tuttuğumu gördüm. Aldığım notları düzgünce katlayarak çantama geri koydum. Tekrar çalışmaya ihtiyacım olmayacaktı fakat ders notlarını elimde bulundurmanın da hiçbir sakıncası yoktu. Ders bittiğinde öğrenciler teker teker sınıftan ayrılırken profesörün sesi tekrar duyuldu. Ama ben sadece tek cümlesine yoğunlaşabilmiştim.

“ Bir sonraki derse ‘Felsefe Taşı’ nı anlatacağım.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gethia De Laqué
Ravenclaw 1. Sınıf
Ravenclaw 1. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 92
Ruh Hali :
Nereden : Rusya

Seviye
RP Puanı:
89/100  (89/100)

MesajKonu: Geri: Ders 1 (Offline)   Perş. Eyl. 03, 2009 2:58 am

Sıradan bir günün ilk ışıklarıydı. Göğü parçalayan bulutların arasından güneş gülümsüyordu. Pencerenin yanındaki yatakta yatıyordum. Gözlerimi tavana dikmiş bir haftanın daha geçtiğinden hayıflanıyordum. Cuma günü gene gelmişti. Sihir Tarihi bana en sıkıcı gelen dersi. Bu ilk Sihir Tarihimizdi. Şimdiden antipatiyle yaklaşıyordum. Büyük sınıflar furmadan Sihir tarihi yerine diğer derslerin tümüne girebilecekleri konusunda konuşuyorlardı. Dersin bu kadar sıkıcı olacağını düşünmek yataktan kalkmamı güçleştirmişti. Güneşin vurduğu saçların kızıldan tam bir kırmızı olmuştu. Saçlarımın rengini biraz daha soldurup turunculaştırmamak adına yatakta doğruldum. Komidinimin yanında duran cübbemi ğzerime geçirerek kalktım. Kısa eteğimi giydim. Gömleğim bir gece öncenin yorgunluğunda yatağa öyle girdiğimden kırışmıştı. Buna aldırmayarak Ravelclaw armalı kravatımı geçirdim. Kızıl saçlarımı geriye atıp banyoya gittim. Banyonun mistik sessizliği hakimdi. Lavabolardan birine yaklaştım. Elimle suyu bolca yüzüme çarptım. Cübbemin koluyla yüzümü sildikte sonra hızla lavabodan çıktım. Bu günü en güzel saati olacak kahvaltıyı kaçırmak istemiyordum.

Ortak salona indiğimde gelen öğrencilerin çene çaldığını gördüm. Bütün salonda gene ballı börek kokuları hakimdi. Masanın birine yaklaşıp kendime koca bir bardan balkabağı suyu doldurdum. Bir yudum alıp arkadaşlarımın yanına gittim. Elimde bardakla Ida'nın yanına oturdum. Ona gülümsiyerek başımı salladım. Kafamdaki derin düşüncelerle baş etmeye çalışıyordum. Aslında beni düşündüren Lavinia'dı. Son bir kaç gündür sebepsiz yere geri dönmüştü. Ölüler Diyarıyla ilgili söylenmeleri artmıştı. Ne planladığını merak ediyordum. Benim anılarımdan babamın öldürü anıyı seçmesi tesadüf olamazdı. Orada bir şey olmuştu. Onun ne olduğunu çok merak ediyordum. Kafa patlatırken yemek yemeği unutmuştum. Ders saatinin geldiğini anladığımda artık çok geçti. Hemen balkabağı suyumu kafama diktim. Diğerlerinin arkasından dersliğe yürüdüm. Bir çok kişi aralarında muhabbet ediyordu. Koridorlardan geçerken portredekiler bize sırayla selam veriyorlardı. Bende bir kaçına başımla selam verdim. Büyük portreler birbirlerine çaya gitmişlerdi. Bu portre ziyaretleri insanı delirtirdi. Bir an bir yerde olan diğer an bambaşka birkoridorda bir daha karşınıza çıkıyordu. İleride Slytherin hayaleti vardı. Sayfam cübbesinin üzerindeki parlak kanlar hep dikkatimi çekmişti. Yüzü durmadna öfkeli bir haldeydi. Ona aldırmamayı seçiyordum ; çünkü genelde en aksi hayaletti. Koridorlardan dolana dolana geçerken geç kalacağımı düşündüm. Daha sonra Gry Lady'e rastladığımda rahatladım. Kadın bana seve seve yardım etmeyi kabul etmişti. Hemen onun peşine takıldım. Beni en uygun yerlere götürüyordu. Hızla okulun öbür tarafına geçiyorduk. Portrelere arada bir soruyor ve onlarda sevinerek cevap veriyorlardı. Bizim peşimize bir kaç Ravenclaw'lu daha katılmıştı. Onlarda derse geç kalmak istemiyorlardı. Dersin koridoruna geldiğimizde Gry Lady bizden ayrıldı.

Büyük ahşap kapı diğer dersliklerle aynıydı. Bunda farklı olarak bir çok savaş motifiişlenmişti. Kapının kulbu kılıç desenindeydi. Kulbu tutmaya korkanlar oluyordu. Kılıcın ellerini keseceklerinden şüpheleniyorlardı. Burası öyle garip bir okuldu ki buna şaşmamak gerekirdi. Sonunda dayanamayırak kulbu tuttum. İçerigirdiğimde hiç bir şey olmadığını anlayanlar peşimden geldi. Bir kaçkişi utanmış bir biçimde benim arkama oturdu. Fısır fısır bir şeyler konuşmaya başladılar. Derslik diğerlerine göre daha aydınlıktı. Düzenli olmasının yanı sıra parıltılıydıda. Özenle silinmiş masalar güneş ışığından parlıyordu. Profesör dersliğin ortasında bizi bekliyordu. Yüzündeki mutluluğun bir an silindiğini gördüm. Bu derse başlayacağı anlamına gelirdi. Beniş şaşırtmayarak kendini tanıtmaya başladı. İyi ve mutlu bir ders geçireceğimizi umduğuna dair kısa bir konuşmadan sonra Hogwarts kurallarını kendince yeniden saydı. Bu ders gerçekten bunaltıcı olacağa benziyordu. Bunu düşünmemeye çalışarak ders kitabını karıştırmaya başladım. Kitabımı karıştırırken kurallarla ilgili söyleyecekleri bitmişti. Kitabımızda sayfa kırk ikiyi açmamızı istedi. Hemen sayfaları çevirdim. Bu kitpata bulunan bilindir Harry Potter öyküsüydü. Onu yaklaşık milyonlarca kez dinlemiştim. Harry Potter'ın hayat öyküsünü dinlerken beynimde aynı acıyı hissettim. Derin enfes almaya başladım. Profesör hiç bir şey anlamadan Sirius Black'den anlatmaya devam etti. Sonunda o soğuk , sinsi sesi duydum.

' Bu hikayeden sıkılmadın mı? '

' Git başımdan Lavinia '
' Hadi ama dersten çık seni kim durdurabilir. '
' Profesörlerim ve tabiki kendim. '

Düşüncelerimde konuşmak artık bana garip gelmiyordu. Lavinia sayesinde buna alışmıştı. Ona verdiğim cevaplardan sonra hafif bir düşünce sesi çıkardı. Onun hala beynimde olduğunu hissediyordum. Benimle oyun oynamayı severdi. Profesör'ün sesini duymaya çalışıyordum.Sonudna uzaktan gelen bir erkek sesi duydum. Profesör bu seferde Reamus Lupin'i anlatıyordu. Kurtadam Lupin. İşte bu kişiyi hiç sevmezdim. Onunla bir alıp veremediğim yoktu ; ancak kurtadamların hiç birini sevmezdim. Lavinia'ı beynimde hissettim. Daha sonra gene aynı anı. Babama yapılan lanet gözlerimin önüne geliyordu. Acı çekiyordum. Gözlerimi yumdum. Profesörhiç bir şey farketmemişti. Bu sefer dakikalar hızla geçiyordu. Gözüme gelen anılar beni daha fazla acıya boğuyordu. Sonunda babamın benimle konuşmaya çalıştığını sandım. Lavinia'ı gene hissedince büyük bir kahkaha duydum. Gözlerimi açtığımda Profesör dersibitirmişti. Anlım terlerle dolmuştu. Elimin tersiyle alnımı sildim. Profesör'ün ödevini kafama yazdım. Daha sonra Lavinia'ı düşünerek ödevi birde kitaba karaladım. Zil çalmaya başladığında hızla kitaıbmı aldım. Koşarak sınıfı terkettim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Reese Becca Hudson
Gryffindor 1. Sınıf
Gryffindor 1. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 71
Ruh Hali :

Seviye
RP Puanı:
10/100  (10/100)

MesajKonu: Geri: Ders 1 (Offline)   Perş. Eyl. 03, 2009 9:46 am

Mükemmel bir iksir dersinin ardından –gerçi iksir dersinin benim için kötü geçmesi gibi bir olasılık yok- isteksizce sihir tarihi dersliğine yöneldim. Doğrusunu söylemek gerekirse iksir dersi çekecek havamda değildim. Ne kadar mutlu olsam da sihir tarihi… Kafamdaki önyargıları silip atamıyordum. Çünkü sihir tarihi dersi hiç iç açıcı gelmiyordu. Cazip değildi. Eğer zorunlu olmasaydı bu dersi seçmeyeceğimden yüzde yüz emindim. Kafamda bu düşüncelerle dersliğe girdim.

Sınıf çok boğucu gelmişti. Camlar açıktı ama yine de havasız geliyordu. İçeri girdiğimde profesör ayaktaydı. Şöyle bir göz gezdirdikten sonra önüme dönüp boş sıralardan birine oturdum ve kitabımı çıkardım. Heyecanla(!) dersin başlamasını bekliyordum. Sonunda profesör ağzını açtı.

''İlk önce herkese merhaba,ben yeni sihir tarihi profesörünüz Stam James Adams.Sizinle iyi anlaşacağımızı umuyorum içinizden bazıları Hogwarts kurallarını biliyor,ben size tekrar söylüyorum sonra anlaşmazlık olmasın...''

Tahtaya yönelip bir şeyler yazmaya koyuldu profesör. * Bu adamın amacı ne? * diye içimden geçirmeden edemedim.Dediğim gibi profesör tahtaya dönüp

“*Haylazlık yapma
*Birbirinize birşey fırlatma(Rahatsız etme)
*Ben konuşurken izin almadan konuşmak veya soru sormak..
*Birbiriniz arasında rahatsız edici kelimeler vb..”

diye yazdı tahtaya. Ardından da bu kurallara uymamız gerektiğini söyledi. Sonra da kitabını eline alıp derse geçti.

''Sihir Tarihi kitabınızın 42.Sayfasını açın.İlk dersimiz olarak açılışı yapıyorum.Sihirin özgürleşmesini en büyük yardım edenler James ve Lily Potter 31 Ekim 1981'de Godric's Hallow'da Ölü bulundu.Küçük oğulları Harry Potter öldüren lanetten sağ çıkmayı başarmasayla esrarengiz perde açıldı.Lily Potter'ın ölmeden önce Harry'e karşı kalkan yarattığı ortaya çıktı..

Harry Potter'ın vaftiz babası olan Black ailesinin son torunu.Sirius Black (1959) Harry Potter'ın babası James Potter 'ın en yakın arkadaşlarından birisidir.Sirius bir animagustur(bu tür büyücüler hayvana dönüşebilirler) ve böylece istediğinde siyah bir köpeğe dönüşebilir. Takma adı Padfoot, yani Patiayak'tır.Aile üyelerinin tümü Syltherin binasında olmasına rağmen sadece o Gryffindor binasına seçilmiştir.Zümrüd-ü Anka Yoldaşlığının olduğu savaşta Öldüren Lanet isabet etmiştir.

Remus Lupin, Harry Potter'ın babasının en iyi arkadaşlarından biridir. Fenrir Grayback tarafından küçükken ısırılıp bir kurtadam olmuştur. Harry üçüncü sınıftayken onun karanlık sanatlara karşı savunma hocalığını yapmıştır. Zümrüdüanka yoldaşlığının bir üyesidir. Dumbledrore'un güvendiği bir kimsedir. Peter Pettigrew, Sirius Black ve James Potter onun Hogwarts'da sahip olduğu tek arkadaşlarıdır. Üçü de onun kurtdam olduğunu öğrendiklerine Lupin'in sandığının aksine onu bırakmamış hatta onu yalnız bırakmamak için birer Animagus olmuşlardır.Eşi Tonks ve Lupin özgürlük için savaşın cıktığı zaman öldürüldü..

Deli göz Moody bir seherbazdır.Onun sayesinde Azkaban'da boşluca kalmadı. 1994 yılında Hogwarts'ın müdürü Albus Dumbledore tarafından Hogwarts'a çağrılır.Çağrılma sebebi öğretmen açığı olmasıdır.Tek gözü yoktur.Onun yerine sihirli bir takma göz kullanır.Aynı zamanda tek bacağıda yoktur.Onun yerinede demirden pırotez bacak kullanır.Harry potter'ı çok korumuştur.Aynı zamanda Tonks'un babası Ona genellikle Deli Göz Moody denir.Harry Potter'ı korurken Öldüren Lanet'in isabet etmesiyle ölmüştür...

Albus Dumbledore 'un bir kız kardeşi ve bir erkek kardeşi vardır. Kız kardeşi Ariana, daha küçük bir çocuk iken, kontrol edemediği bir büyü yaptığı sırada, bu durumu görüp korkan mugglelar tarafından saldırıya uğramıştır. Bu saldırının şokunu atlatamayan Ariana bakıma muhtaç kalmıştır. Bunun üzerine babası muggleların peşine düşüp onlara saldırmıştır. Yakalandığında neden saldırdığını anlatmamış ve Azkaban'a yollanmıştır. Ve orada da hayatını kaybetmiştir. Annesi ise bir gün, Ariana annesine yardım etmek isterken, gene gücünü kontrol edemeyip kaza ile annesini öldürmüştür. Dumbledore daha genç iken Grindelwald ile arkadaş olmuştur. Kendilerini güç verilmişler olarak tanımlamaktadır. Onun fikirlerinin Dumbledore'u daha genç iken nasıl etkilediğini kendisi daha sonradan Harry'e itiraf etmiştir. Dumbledore, Arkadaşı Grindelwald ile birlikte ölüm yadigarlarını aramaya çıkmayı planlamıştır. Fakat Aberforth, Ariana'ya bakması gerektiğini ona soylediğinde kız kardeşini de seyehatlerine almayı düşünmüştür. Bu fikri hiç sevmeyen Grindelwald sinirlenip Aberforth'a asasını cekmiştir. Sonra üçü birlikte orada düello etmeye başlar. Ve kiz kardeşi o düello sırasında hayatını kaybetmiştir. İçlerinden hangisinin Ariana'nin ölümüne sebep olan laneti yaptığını hiç öğrenememişlerdir. Dumbledore'un ölümünden sonra Rita Skeeter tarafından yazılan kitapta Dumbledore'un gençliğindeki bütün kötü yanları anlatılmıştır. Kendisinin ailesine gerekli ilgiyi gostermediği ve üzerine düşeni yapmadığı açıklanmıştır. Fakat genç iken Grindelwald'in fikirlerine kapılmasına rağmen, Ariana'nın ölümünden sonra her türlü haksızlığa karşı savaşmaya başlamıştır. İleriki zamanlarda Grindelwald'ı kendisi yenmiştir. Muggle haklarını savunmuş ve muggle doğumlulari korumuştur.Severus Snape tarafından Öldüren Lanet'le öldürülmüştür..Sebeblerini ilerde anlatacağım..”

İleriki derste ne işleyeceğimizi söyledikten sonra ödevleri de verip dersi bitirdi. *Tabi ya . Ödev . Vermeseniz şaşarım Sayın Profesör. Sizin diğerlerinden neyiniz eksik. Hepiniz ödev verin* diye içimden geçirerek çıktım sınıftan. ve nereye gideceğimi bilmeden koridorlarda dolaşmaya başladım.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eddy Rodolphus Lestrange
Slytherin 1. Sınıf
Slytherin 1. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 16
Ruh Hali :

Seviye
RP Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Ders 1 (Offline)   Salı Eyl. 08, 2009 7:00 am

Eddy sabah uyandığında saatin çok geç olduğunu fark etti ve hemen Sihir Tarihi Dersliine koştu. Dersliğin önündeki küçük kalabalığı görünce içi rahatladı ve herkesle beraber içeri girdi. Profesör oturduğu yerden kalkarak masasının önüne geledi ve ''İlk önce herkese merhaba,ben yeni sihir tarihi profesörünüz Stam James Adams.Sizinle iyi anlaşcağımızı umuyorum içinizden bazıları hogwarts kurallarını biliyor,ben size tekrar söliyorum sonra anlaşmazlık olmasın...'' dedi. Sonra Tahtanın bir köşesine maddaler halinde kuralları yazmaya başladı.Bütün ögrenciler yazdıklarına bakıyor bazıları üzüntü bazılarıda normal bir şekilde duruyordu..

'' *Haylazlık yapma
*Birbirinize birşey fırlatma(Rahatsız etme)
*Ben konuşurken izin almadan konuşmak veya soru sormak..
*Birbiriniz arasında rahatsız edici kelimeler vb..

Bu kurallara uyarsanız sorun cıkmıcağını umuyorum.Hogwarts eskisi gibi düzenli bir yer olma çabası içinde ilerki derslerimizde bunları anlatıcağım...''


diye ekledi ve masasındaki kitabı eline aldı.
''Sihir Tarihi kitabınızın 42.Sayfasını açın." dediği an çaktırmadan yanındaki arkadaşına dönerek " Eskiler ve Şimdi, Sihrin Özgünleşmesine Yardım Edenler." dedi. Profesör onu fark etmişti ve Eddy'e bir bakış atıp "İlk dersimiz olarak açılışı yapıyorum.Sihirin özgürleşmesini en büyük yardım edenler James ve Lily Potter 31 Ekim 1981'de Godric's Hallow'da Ölü bulundu.Küçük oğulları Harry Potter öldüren lanetten sağ çıkmayı başarmasayla esrarengiz perde açıldı.Lily Potter'ın ölmeden önce Harry'e karşı kalkan yarattığı ortaya çıktı..

Harry Potter'ın vaftiz babası olan Black ailesinin son torunu.Sirius Black (1959) Harry Potter'ın babası James Potter 'ın en yakın arkadaşlarından birisidir.Sirius bir animagustur(bu tür büyücüler hayvana dönüşebilirler) ve böylece istediğinde siyah bir köpeğe dönüşebilir. Takma adı Padfoot, yani Patiayak'tır.Aile üyelerinin tümü Syltherin binasında olmasına rağmen sadece o Gryffindor binasına seçilmiştir.Zümrüd-ü Anka Yoldaşlığının olduğu savaşta Öldüren Lanet isabet etmiştir.


Remus Lupin, Harry Potter'ın babasının en iyi arkadaşlarından biridir. Fenrir Grayback tarafından küçükken ısırılıp bir kurtadam olmuştur. Harry üçüncü sınıftayken onun karanlık sanatlara karşı savunma hocalığını yapmıştır. Zümrüdüanka yoldaşlığının bir üyesidir. Dumbledrore'un güvendiği bir kimsedir. Peter Pettigrew, Sirius Black ve James Potter onun Hogwarts'da sahip olduğu tek arkadaşlarıdır. Üçü de onun kurtdam olduğunu öğrendiklerine Lupin'in sandığının aksine onu bırakmamış hatta onu yalnız bırakmamak için birer Animagus olmuşlardır.Eşi Tonks ve Lupin özgürlük için savaşın cıktığı zaman öldürüldü..


Deli göz Moody bir seherbazdır.Onun sayesinde Azkaban'da boşluca kalmadı. 1994 yılında Hogwarts'ın müdürü Albus Dumbledore tarafından Hogwarts'a çağrılır.Çağrılma sebebi öğretmen açığı olmasıdır.Tek gözü yoktur.Onun yerine sihirli bir takma göz kullanır.Aynı zamanda tek bacağıda yoktur.Onun yerinede demirden pırotez bacak kullanır.Harry potter'ı çok korumuştur.Aynı zamanda Tonks'un babası Ona genellikle Deli Göz Moody denir.Harry Potter'ı korurken Öldüren Lanet'in isabet etmesiyle ölmüştür...


Albus Dumbledore 'un bir kız kardeşi ve bir erkek kardeşi vardır. Kız kardeşi Ariana, daha küçük bir çocuk iken, kontrol edemediği bir büyü yaptığı sırada, bu durumu görüp korkan mugglelar tarafından saldırıya uğramıştır. Bu saldırının şokunu atlatamayan Ariana bakıma muhtaç kalmıştır. Bunun üzerine babası muggleların peşine düşüp onlara saldırmıştır. Yakalandığında neden saldırdığını anlatmamış ve Azkaban'a yollanmıştır. Ve orada da hayatını kaybetmiştir. Annesi ise bir gün, Ariana annesine yardım etmek isterken, gene gücünü kontrol edemeyip kaza ile annesini öldürmüştür. Dumbledore daha genç iken Grindelwald ile arkadaş olmuştur. Kendilerini güç verilmişler olarak tanımlamaktadır. Onun fikirlerinin Dumbledore'u daha genç iken nasıl etkilediğini kendisi daha sonradan Harry'e itiraf etmiştir. Dumbledore, Arkadaşı Grindelwald ile birlikte ölüm yadigarlarını aramaya çıkmayı planlamıştır. Fakat Aberforth, Ariana'ya bakması gerektiğini ona soylediğinde kız kardeşini de seyehatlerine almayı düşünmüştür. Bu fikri hiç sevmeyen Grindelwald sinirlenip Aberforth'a asasını cekmiştir. Sonra üçü birlikte orada düello etmeye başlar. Ve kiz kardeşi o düello sırasında hayatını kaybetmiştir. İçlerinden hangisinin Ariana'nin ölümüne sebep olan laneti yaptığını hiç öğrenememişlerdir. Dumbledore'un ölümünden sonra Rita Skeeter tarafından yazılan kitapta Dumbledore'un gençliğindeki bütün kötü yanları anlatılmıştır. Kendisinin ailesine gerekli ilgiyi gostermediği ve üzerine düşeni yapmadığı açıklanmıştır. Fakat genç iken Grindelwald'in fikirlerine kapılmasına rağmen, Ariana'nın ölümünden sonra her türlü haksızlığa karşı savaşmaya başlamıştır. İleriki zamanlarda Grindelwald'ı kendisi yenmiştir. Muggle haklarını savunmuş ve muggle doğumlulari korumuştur.Severus Snape tarafından Öldüren Lanet'le öldürülmüştür..Sebeblerini ilerde anlatacağım..

İlerki derslerimde bir kaç hayat hikayesi ve Felsefe Taşını anlatacağım..''


diyerek sözünü bitirdi. Profesör her isim söyleyişinde Eddy'nin eli havaya kalkıyor, ani bir hareketle eski yerine iniyordu. Bugün Profesörün Gözüne yeterince batmıştı. Profesör sonra Ödevlerini açıkladı ve Eddy hemen tüy kalemiyle defterinin ödevler için ayırdığı bölüme bir şeyler karaladı. Ders güzel geçmişti ama Profesör'ün gözüne ilk dersten batmak çok tehlikeliydi. Eddy hızlıca sınıftan çıktı ve ödevlerle ilgili aklına takılan küçük bir bilgiyi araştırmak için Kütüphaneye yöneldi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://crucio-rpg.ohmylife.net
Fleur De La Queller
Ravenclaw 1. Sınıf
Ravenclaw 1. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 51
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Ders 1 (Offline)   Çarş. Eyl. 09, 2009 3:26 pm

Biçim değiştirmeden çıktı, bezgin bir biçimde yürümeye başladı. Sihir Tarihi dersliğine geldiğinde zil çaldı. ''İlk önce herkese merhaba,ben yeni sihir tarihi profesörünüz Stam James Adams.Sizinle iyi anlaşcağımızı umuyorum içinizden bazıları hogwarts kurallarını biliyor,ben size tekrar söliyorum sonra anlaşmazlık olmasın...'' dedi Profesör sınıfa girdiğinde. Sonra Tahtanın bir köşesine maddaler halinde kuralları yazmaya başladı.Bütün ögrenciler yazdıklarına bakıyor bazıları üzüntü bazılarıda normal bir şekilde duruyordu..

'' *Haylazlık yapma
*Birbirinize birşey fırlatma(Rahatsız etme)
*Ben konuşurken izin almadan konuşmak veya soru sormak..
*Birbiriniz arasında rahatsız edici kelimeler vb.."

Bu kurallara uyacağına emindi. Biri ona bir şey fırlatmazsa tabii. Yoksa büyü bile kullanırdı.
"Bu kurallara uyarsanız sorun cıkmıcağını umuyorum.Hogwarts eskisi gibi düzenli bir yer olma çabası içinde ilerki derslerimizde bunları anlatıcağım...''


diye ekledi ve masasındaki kitabı eline aldı.
''Sihir Tarihi kitabınızın 42.Sayfasını açın." dediği an çaktırmadan yanındaki arkadaşına dönerek "Eskiler ve Şimdi, Sihrin Özgünleşmesine Yardım Edenler." dedi. "İlk dersimiz olarak açılışı yapıyorum.Sihirin özgürleşmesini en büyük yardım edenler James ve Lily Potter 31 Ekim 1981'de Godric's Hallow'da Ölü bulundu.Küçük oğulları Harry Potter öldüren lanetten sağ çıkmayı başarmasayla esrarengiz perde açıldı.Lily Potter'ın ölmeden önce Harry'e karşı kalkan yarattığı ortaya çıktı..

Harry Potter'ın vaftiz babası olan Black ailesinin son torunu.Sirius Black (1959) Harry Potter'ın babası James Potter 'ın en yakın arkadaşlarından birisidir.Sirius bir animagustur(bu tür büyücüler hayvana dönüşebilirler) ve böylece istediğinde siyah bir köpeğe dönüşebilir. Takma adı Padfoot, yani Patiayak'tır.Aile üyelerinin tümü Syltherin binasında olmasına rağmen sadece o Gryffindor binasına seçilmiştir.Zümrüd-ü Anka Yoldaşlığının olduğu savaşta Öldüren Lanet isabet etmiştir.


Remus Lupin, Harry Potter'ın babasının en iyi arkadaşlarından biridir. Fenrir Grayback tarafından küçükken ısırılıp bir kurtadam olmuştur. Harry üçüncü sınıftayken onun karanlık sanatlara karşı savunma hocalığını yapmıştır. Zümrüdüanka yoldaşlığının bir üyesidir. Dumbledrore'un güvendiği bir kimsedir. Peter Pettigrew, Sirius Black ve James Potter onun Hogwarts'da sahip olduğu tek arkadaşlarıdır. Üçü de onun kurtdam olduğunu öğrendiklerine Lupin'in sandığının aksine onu bırakmamış hatta onu yalnız bırakmamak için birer Animagus olmuşlardır.Eşi Tonks ve Lupin özgürlük için savaşın cıktığı zaman öldürüldü..


Deli göz Moody bir seherbazdır.Onun sayesinde Azkaban'da boşluca kalmadı. 1994 yılında Hogwarts'ın müdürü Albus Dumbledore tarafından Hogwarts'a çağrılır.Çağrılma sebebi öğretmen açığı olmasıdır.Tek gözü yoktur.Onun yerine sihirli bir takma göz kullanır.Aynı zamanda tek bacağıda yoktur.Onun yerinede demirden pırotez bacak kullanır.Harry potter'ı çok korumuştur.Aynı zamanda Tonks'un babası Ona genellikle Deli Göz Moody denir.Harry Potter'ı korurken Öldüren Lanet'in isabet etmesiyle ölmüştür...


Albus Dumbledore 'un bir kız kardeşi ve bir erkek kardeşi vardır. Kız kardeşi Ariana, daha küçük bir çocuk iken, kontrol edemediği bir büyü yaptığı sırada, bu durumu görüp korkan mugglelar tarafından saldırıya uğramıştır. Bu saldırının şokunu atlatamayan Ariana bakıma muhtaç kalmıştır. Bunun üzerine babası muggleların peşine düşüp onlara saldırmıştır. Yakalandığında neden saldırdığını anlatmamış ve Azkaban'a yollanmıştır. Ve orada da hayatını kaybetmiştir. Annesi ise bir gün, Ariana annesine yardım etmek isterken, gene gücünü kontrol edemeyip kaza ile annesini öldürmüştür. Dumbledore daha genç iken Grindelwald ile arkadaş olmuştur. Kendilerini güç verilmişler olarak tanımlamaktadır. Onun fikirlerinin Dumbledore'u daha genç iken nasıl etkilediğini kendisi daha sonradan Harry'e itiraf etmiştir. Dumbledore, Arkadaşı Grindelwald ile birlikte ölüm yadigarlarını aramaya çıkmayı planlamıştır. Fakat Aberforth, Ariana'ya bakması gerektiğini ona soylediğinde kız kardeşini de seyehatlerine almayı düşünmüştür. Bu fikri hiç sevmeyen Grindelwald sinirlenip Aberforth'a asasını cekmiştir. Sonra üçü birlikte orada düello etmeye başlar. Ve kiz kardeşi o düello sırasında hayatını kaybetmiştir. İçlerinden hangisinin Ariana'nin ölümüne sebep olan laneti yaptığını hiç öğrenememişlerdir. Dumbledore'un ölümünden sonra Rita Skeeter tarafından yazılan kitapta Dumbledore'un gençliğindeki bütün kötü yanları anlatılmıştır. Kendisinin ailesine gerekli ilgiyi gostermediği ve üzerine düşeni yapmadığı açıklanmıştır. Fakat genç iken Grindelwald'in fikirlerine kapılmasına rağmen, Ariana'nın ölümünden sonra her türlü haksızlığa karşı savaşmaya başlamıştır. İleriki zamanlarda Grindelwald'ı kendisi yenmiştir. Muggle haklarını savunmuş ve muggle doğumlulari korumuştur.Severus Snape tarafından Öldüren Lanet'le öldürülmüştür..Sebeblerini ilerde anlatacağım..

İlerki derslerimde bir kaç hayat hikayesi ve Felsefe Taşını anlatacağım..''


Zaten hepsini biliyordu Fleur. Kitapları ilk aldığında şöyle bir göz atmıştı. Zaten bir kere okusa ezberliyordu. Dersin sonuna geldiğinde Profesör:
1-Lily Potter Harry'e kalkan yarattığında öldüren lanetin geri sektiğinde Karanlık Lord'un asası neden kırılmadı?

2-Severus Snape'in hayatı hakkında kompazisyon ödevi


demişti. İkincisi kolaydı ama birincisi hakkında biraz sorun yaşayacaktı. Harry Potter'ın olayını biliyordu ama öyle bir ayrıntı hatırlamıyordu. Ders zili çaldı Fleur da hızlı adımlarla kütüphaneye doğru yürümeye başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Ders 1 (Offline)   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Ders 1 (Offline)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» `Mitoloji Dersi; Ders Alımları´
» sol beyin mi sağ beyin mi
» I.Snıflar---I. Ders:Astronomiye Giriş ve Tanışma

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Evapsie :: Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu :: Hogwarts I. Kat ::  Sihir Tarihi Dersliği-
Buraya geçin: