Evapsie

Harry Potter ve RPG'nin birleştiği adres(:
 
AnasayfaKapıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Alexsandre [Lord başvurusu]

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Alexsandre Bryn Cole
Karanlık Lord
Karanlık Lord
avatar

Mesaj Sayısı : 23
Ruh Hali :

Seviye
RP Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Alexsandre [Lord başvurusu]   Çarş. Eyl. 02, 2009 2:43 pm

Karanlık Lord
Gök yüzündeki bulutları parçalayan ışıklar ortamı aydınlatan tek şey değildi. Sokağın ötesinde duran zümrüt yeşili cübbeli adam dikkat çekiyordu. Durmadan saatine bakmasına karşın hiç acelesi yokmuş gibi davranıyordu. Sokağın köşesindeki beton duvarın üstüne oturmuştu. Duvarın ilerisindeki sokak lambasından yansıyan ışık yüzüne geliyordu. Pörtlek yeşil gözleri cübbesiyle birleşiyordu. Elmacık kemikleri belirgindi. Sol yanağında büyük bir yara izi vardı. İz ağzının kenasından başlıyodu. Bu yüzden ağzı sanki ayrılmış gibi duruyordu. Başının önleri kelleşmişti. Siyah saçları artık aklaşmaya başlamıştı. Alnında yaşlılık çizgileri belli oluyordu. Büyük bir fırtınanın ardından gülümsemesiyle çizgiler arttı. Gülümsediğinde parlayan gözlerinin aksine yüzündeki kırışıklıklar olduğundan daha yaşlı gösteriyordu. Derin iç çekişlerinin ardından duvardan atladı. Kolunu bir şey bekliyormuş gibi havaya kaldırdı. Bir süre hiç bir şey olmadı. Havada esen metemin dışında ses çıkmıyordu. Daha sonra gök yüzünde hafif bir yarılma sesi geldi. Kağıdın yırtılmasını andıran bir sesle beyaz bir baykuş uçarak geliyordu. Adamın çevresinde tam daire yaptığı pikenin adrından koluna kondu. Adam keyfini hiç bozmadan baykuşun ayaklarına bağlanmış kalın zarfı aldı. Başkuş hiç bir şey yapmadan aynı sesi çıkararak havada kayboldu. Zarfın ağırlığı her halinden belli oluyordu. Sokak lambasının ışığında parlayan zarfın üzerinde bir tek ' Bitti! ' yazıyordu.

Adam ne olduğunu şaşırmış bir biçimde hemen asasını çekti. Zarf havada pikeler yaparak yere serildi. Etrafına bakınan yaşlı adam nefeslerini sıklaştırmıştı. Göğüs kafesinden gelen tatlı hırıltı artık feci bir hal almıştı. Huzur ortamı o an sokağı terketmişti. Bir mahşer anına dönmüştü. Sokak lambası birden karardı. Etrafda tek bir hareket yoktu. Sonra uzakta bir ışık belirdi. Kor alevlerden gelen bir ışıktı bu. Alevler yaşlı adama yaklaştıkça artıyordu. Etrafa yaydığı kızıl ışıklar sokağı küle çeviriyordu. Her geçtiği evi saniyeler içinde yok ediyordu. İnsanların çığlıkları artık duyulmuyordu bile. Sonunda bu çığlıkların arasından bir ses gürledi. Karizmatik sesin alevlerden geldiği kesindi. Bu ses hiç acı çeker gibi değildi. Aksine bir buyurur ifadesi vardı. Ses ' Nefret ve acının birleşimiyim ben. Ağlatmak felsefem ; öldürmek eğlencem. Ölümlü önümde diz çök. ' dedi. Yaşlı adam korkuyla biraz aşağı eğildi. O anda yaşlı admaın bacağında bir parlaklık oluştu. Alevlerden gelen ışıkla birlikte adamın bacağında yanan insan bedenleri yansıyordu. Adam bacağını yere koyduğunda ağır , paslı bir metalin takırtısı geldi. O an adamın bacağı daha fazla dikkat çekti. Adamın sol bacağı diğerinden farklı olarak metaldi. Ona bacak demek anlamsızdı ; o bir metal çubuktu.

Diğer ayağı yere değer deymez alevlerin araısnda bir suliyet belirdi. Kaslı vücutlu , uzun boylu bir adamdı. Yüzünde sinsi bir gülümsemeyle yürüyordu. İki yanında yanan insanlara aldırış etmiyordu. Duygularının hissizleştiği her halinden belliydi. Yüzünde tek bir mimik yoktu. Elinde ufak bir asa vardı. Parmakları normal bir insana göre uzundu. Diğer kolunun sonunda el yerine bir kanca vardı. Kancasının ucunda kanlı bir kalp duruyordu. Adam her adım attığında kalpten damlayan kanlar yere düşüyordu. Adamın adımlarını takip ederek yaşlı adama yaklaşıyorlardı. Yaşlı adam sonunda ' Alex sen... nasıl? Nasıl bu kadar değişebildin? ' diye soludu. Korkudan sesi titriyordu. Her kelimesinde acının arkasında derin bir merak gizliydi. Bulamadığı bir kutunun sırlarını bulmak istermişçesine dikkatle Alex'i inceliyordu. Elindeki kancayı gördüğünde bir an gözlerini sıkıca yumdu. O anı hatırladığı yüzünden belli oluyordu. Alex hiç tepki vermiyordu. Yüzünde tek bir hareket olmaksızın aynı tempoyla yaşlı adama yalaştı. Kancasında ki kalbi adamın önüne fırlattı. Tiksinti dolu bir sesle ' Kızının! ' diye soludu. Yaşlı adamın nefes sesi o an kesildi. Asasını tuttuğu eli gevşedi. Diğer eli kalbinin hizasındaydı. Alex hiç aldırmadan ' Sıra sende. ' diye devam etti. Yaşlı adam başını kurbanmışçasına öne eğdi. Görünmeyen gözlerinden bir damla yaş kalbin tam üstüne akarak kanı sulandırdı. Kalbin durduğu yerde ufak bir kan gölü oluşmaya başlamıştı. Kulakları sağır edicek bir haykırma ' Avada Kedavra! ' sözlerini söyledi. Yaşlı adam gözünden dökülen son damla yaşla beraber devrildi. Alex özenle adama yaklaştı. Kancasını adamın iki akciğerinin arasına yerleştirdi. Özenle hizaladığı noktaya kancasının sivri ucunu batırdı.

Kancasının verdiği rahatlıkla adamın üst derisini hafifce deldi. Sanki bir cerrahın ameliyat yapmasını andıran bir görüntüydü. O an yanında gelen yanık bir kadın ona korkuyla bakıyordu. Alex hemen onu farketmişti. Ayağa kalktı; kadının yüzüne hiç bir duygu belirtisi olmaksızın baktıktan sonra kancasını kadının boynuna sapladı. Tek bir çekişte kopan kafa uçarak yanan eve karıştı. Alex derin bir kahkahanın ardında yerdeki işine döndü. Kan gölünün üzerinde yansıyan ayda bile bir matem havası vardı. Alex hiç bir tepki göstermeksizin yaşlı adamın kalbini kancasıyla yakaladı. Kalbini yerinden çekerken damarlar izin vermiyordu. Belinden çıkardığı bıçağı damarlara saplayarak kesti. Damarladan akan kan bütün sokağa yayılmıştı. Adamın kırışık yüzünde hala bir gülüsmeem vardı. Kızının kabine doğru uzanmış olan eli kanlar içindeydi. Gözlerindeki yaş çıkık elmacık kemiklerinde duruyordu. Yeşil gözleri hiç bir şey kaybetmemiş bir sevgiyle bakıyordu. Alex'in duygusuz gözleri bir an yaşlı adamın yüzüne kaydı. Yeşil gözlerinin kapaklarını tutarak kapattı. Kancasında duran kalbe bakarak ' Sen hayatımı aldın baba. Bende seninkini. ' diye soludu. Kalbi kız kardeşinin kalbinin yanına fırlattı. Sağlan elinin tersiyle gözlerini sildi. İlk defa duygu belirtisi gösteriyordu. Yanmakta olan evlere bakmıyordu. Kancasını kendi yanağına doğru götürdü. Tıpkı babasına benzeyen yeşil gözlerini sıkıca kapattıktan sonra kancasıyla kendi yanağını çizmeye başladı. Başta gelen ufak kan damlaları gittikçe arttı. Yüzünün büyük bir kısmını çizmişti. Sonunda acıya dayanamayarak yere yığıldı. O an kulaklarında bir ses ' Sen Lord'sun Alexsandre. Kalk ayağa ve gücünü göster. Karanlıklar Kralının acımasızlığını hissetsinler. ' diyerek yankılandı. Alez sağlam elini kulağına dayadı. Kanlar içidneki yüzünü yukarı doğrulttu. Sesi durduramıyordu. Bütün beynini samrış gibiydi. Acıyla inliyordu. Acı çektiğini için kancasını yete vuruyordu. Her vuruşta derin ve paslı bir tık sesi geliyordu. Tıpkı babasının metal bacağı gibi kancada aynı etkiyi yaratmıştı. Uzun süre artan metal seslerinin arasında Alex'in çığlıkları yankılandı.

Gün aydınlığa kavuşurken yangın sonudna dinmişti. Alex'in ruhsuz bedeni yerde yatıyordu. Yeşil gözleri acıyla kırpıştırmıştı. Yüzünün üstündeki yara kabul bağlamaya başlamıştı. Aşırı kan kaybetmişti. Bir şifacıya görünmeliydi. Bunu göze alamazdı. Bu yüzden yaranın kendiliğinden kabul bağlamasını bekledi. Kulağına gene aynı ses ' Sonunda sen isteidğim kişisin. Acın yok Alexsandre. ' dedi. Alex bir an ne olduğunu şaşırmış bir biçimde kendini dinledi. Bu ses içindeydi. Beyni düşünmüyor adeta konuşuyordu. Kim konuşuyordu diye merak ediyordu. Ses ' Ben Ölüler Diyarının yüce İblis'i. Senin bedeninde sana eşlik ediceğim. ' diye cevapladı. Alex bir an ne olduğunu şaşırmış yerinde döndü. Etrafta kisme yoktu. Yeşil gözlerini ileriye dikti. Dün geceki harabeden hiç bir şey kalmamıştı. Kan gölü hala kurumamıştı. Kanlar cübbesine kadar ıslanmasına sebep olmuştu. Kanlı saçlarını geriye attıktan sonra asasına uzandı. Yerden aldığı asasını cübbesine attı. Cübbesının kanlı yerini tutunca kancasının paslandığını hissetti. Başını kaldırdı. Etrafına bakındı. Dün geceki soğukluğu bir kez daha hissetti. Kan gölünün ortasında iki et parçası gördü. Biraz daha yaklaştığında ordaydılar. Kalpleri görünce anladı. Alex başarmıştı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Amelia N. Ramanicol
İksir Profesörü ~ Ravenclaw Bina Sorumlusu ~ Müdüre
İksir Profesörü ~ Ravenclaw  Bina Sorumlusu ~ Müdüre
avatar

Mesaj Sayısı : 1125
Ruh Hali :
Nereden : Buradan(:

Seviye
RP Puanı:
95/100  (95/100)

MesajKonu: Geri: Alexsandre [Lord başvurusu]   Perş. Eyl. 03, 2009 12:29 pm

Kabul edildiniz. Lütfen başlıta bulunan Lady başvurularını değerlendirip aralarından bir tanesini seçiniz.

_________________
When the beautiful unreality holds out its hand,
It's better not to lose yourself in blind faith...


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://evapsie.darkbb.com
Miranda L. Ramora
Slytherin Bina Sorumlusu ~ Müdüre
Slytherin Bina Sorumlusu ~ Müdüre
avatar

Mesaj Sayısı : 540
Ruh Hali :
Nereden : Helsinki

Seviye
RP Puanı:
95/100  (95/100)

MesajKonu: Geri: Alexsandre [Lord başvurusu]   Perş. Eyl. 03, 2009 2:04 pm


_________________
Cos all of the stars are fading away
Just try not to worry you'll see them some day



Take what you need and be on your way
And stop crying your heart out

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://evapsie.darkbb.com
Alexsandre Bryn Cole
Karanlık Lord
Karanlık Lord
avatar

Mesaj Sayısı : 23
Ruh Hali :

Seviye
RP Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Alexsandre [Lord başvurusu]   Perş. Eyl. 03, 2009 2:07 pm

Teşekkür ederim. Sadece birazcık daha başvuru bekliyorum. Zamanı geldiğinde gerçekten tam bir Lady seçmemin en doğrusu olacağını düşünüyorum. Kendi karakterimin kurgusunu yarın tam olarak bitireceğim. O zaman başvuruları net olarak değerlendireceğim. Tabi sizinde izinlerinizle beraber.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Alexsandre [Lord başvurusu]   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Alexsandre [Lord başvurusu]
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Örnek Karakter Başvurusu

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Evapsie :: Seçim Alanı~ :: Meslek Alımları :: ♣ Ölüm Yiyen Alımları-
Buraya geçin: