Evapsie

Harry Potter ve RPG'nin birleştiği adres(:
 
AnasayfaKapıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Akıp Giderken Geceler...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Vyacheslav E. Praslenko
Tremedous Bar'ı Sahibi
Tremedous Bar'ı Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 23

Seviye
RP Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Akıp Giderken Geceler...   Cuma Eyl. 04, 2009 7:39 am

Saat dokuz buçuğa geliyordu ve ben hala kimseyi tanımadığım Philadelphia sokaklarında pineklemekteydim. Henüz çok genç olduğuma inanıyordum, bu şehre geldiğim anda yaşadıklarımın getirdiği tüm karamsarlığa rağmen bu böyleydi. Obez Amerikan gençlerine karşı hiçbir zaman içten bir sevgi beslememiştim, fakat bankadaki hesabıma hatrı sayılır miktarda katkıda bulundukları için onlara -zoraki de olsa- bir minnet borçlu olduğumun farkındaydım. Her yönleriyle burun kıvırılacak bu şımarık ve açgözlü çocuklar, bahşiş konusuna gelince birden tüm o çirkin bağırışmalarını ve küfürbazlıklarını bir yana bırakıp bir hayli cömert kibarlık budalalarına dönüşüyorlardı. Dünya garipti, insanların değişen ruh halleri, anlık hislerin bir hayatın seyrini değiştirebilmesi ve yıllarımı bu düzeni sorgulamakla geçirmeme rağmen hiçbir zaman tam olarak anlayamayacağım kadar garip...
Derin bir nefes aldım ve yavaş yavaş düşüncelerimi ceketimle birlikte vestiyerin önüne bırakma çabasıyla barın kilidini şifresini girerek açtım. Etrafta profesyonel hırsızların ve mafyanın kol gezdiği bir yerde böyle bir tedbir hiç de gereksiz sayılmazdı. Mekânın karanlığını yok etmek için asamı sallamamla birlikte içerisi, yerden dalga dalga yansıyan mor ve bunu tamamlayan cart pembe ışıklarla dolmuştu. Halimden memnun bir şekilde içecekleri düzenledim ve birazdan hareketlenecek olan mekânı baştan başa süzdüm. Şükürler olsun, en azından aptal veletler bir rezalet çıkarmazsa bu günü de rahat rahat sona erdirmeyi başaracaktım.


En son Vyacheslav E. Praslenko tarafından Cuma Eyl. 04, 2009 8:18 am tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Adélaïde Bourque

avatar

Mesaj Sayısı : 23

MesajKonu: Geri: Akıp Giderken Geceler...   Cuma Eyl. 04, 2009 8:13 am

Henüz tepeye ulaşmamıştı güneş. Bu yüzden hafif de olsa esen rüzgar tenine dokunup geçmiyor, içine işliyordu. Hele Adé gibi sıcağı seven biri için soğuk bir gün bile sayılabilirdi. Rüzgardan korunmak istecesine kollarını birbirine kavuşturmuş, küçük ama nereye gittiğini bilen adımlarla ilerliyordu Philadelphia sokaklarında.

Bu şehri hatta bu ülkeyi sevmemişti hiçbir zaman. Ama mecburen burdaydı. İşinin getirdiği zorunluluklarından bir tanesiydi sadece. Seyahat etmek, uzun süre evinden uzak kalmak ve daha niceleri. Ama şikayet etmiyordu artık. Dahası böyle bir hakkı da yoktu. Kendi isteğiyle buradaydı. Kendi istediği hayatı yaşıyordu.
Hem bu şehri sevmemesi ya da şuanda bir iş görüşmesine gidiyor olması -iş görüşmesi demek doğru değildi aslında ama başka bir sıfat bulamamıştı Adé-sabah yürüyüşünü yapmasına engel değildi. Yolu biraz uzatıp, etrafına bakmadan ilerliyecekti sadece. Bu yüzden başı aşağıda ayaklarına bakıyor ve henüz kalabalıklaşmamış sokakta bile birilerine çarpmayı beceriyordu.
Ne kadar olduğunu kestiremediği ve kestirmeyi istemediği bir süre yürüdü. Sonunda tarif edilen sokağa geldiğinde kaldırdı başını. Etrafı taradı bakışları aradığı şeyi bulmak için. Zor olmadı dikkat çekici tabelayı görmesi.
Düşünmeden aştı birkaç adımlık mesafeyi ve Tremedous Bar'ın kapasını araladı yavaşça. Zemine ayak bastığında siyah topuklu ayakkabısının çıkardığı tok sesle içerideki tek kişi dönüp ona baktı. Hiçbir şey söylemeden ilerledi Adé mekanda. Sonunda aradığı adam olduğunu tahmin ettiği adamla yüz yüze gelince konuştu

"Bay Praslenko?" dedi soru sorar gibi. Yüzündeki yapmacık gülümsemenin altındaki soğukluksa rahatlıkla hissediliyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vyacheslav E. Praslenko
Tremedous Bar'ı Sahibi
Tremedous Bar'ı Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 23

Seviye
RP Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Akıp Giderken Geceler...   Cuma Eyl. 04, 2009 12:40 pm

Dışarıdaki hava açık kapıdan içeri vuruyor, mekânı serinletiyor; bir yandan da tenimde hoş bir ürpertinin dolaşmasına yol açıyordu. Beklediğim kişinin gelmesine az kaldığının farkında olmama rağmen sabırsızlığımın giderek arttığını hissedebiliyordum. Dikdörtgen şeklinde parçalara ayrılmış kiremit duvarın üzerindeki saate bakıyordum bir yandan da. Kol saati takmaktan oldum olası hoşlanmazdım, insanların zaman kavramını hayatın zevklerini ıskalayacak kadar önemsemeleri her zaman garibime giderdi.

Fazla sıcak ve kuru buluyordum bu havayı, yaklaşık on metre ötedeki denizin de bu durumu pek iyileştirdiği söylenemezdi ne yazık ki. Bir açık hava barıydı burası; ama gerek müşteri kitlesiyle, gerekse içeri dolan toz bulutuyla daha çok izbe bir meyhaneyi andırıyordu. Bunu düşünmemek için omuz silkerek asamı bir kez daha sallayıp toz bulutlarını yok ettim, ardından arka bölmedeki tuvalete geçerek birkaç kez öksürdüm. Ağzımdan çıkan şey, fazla şuh bir kadın tarafından kırbaçlanmışım gibi hissetmeme sebep oluyordu: Kan. Zamanında Uzakdoğu'da oldukça tanınmış bir şifacı olan annemden öğrenmiştim bunu, ama umrumda da değildi artık. Nasılsa iksir becerim her zaman üst seviyede olmuştu, bunun da altından şifalı otlar sayesinde rahatlıkla kalkabilirdim. Musluğu kapatır kapatmaz kanımı aklımdan -en azından şimdilik- silmeye karar vermiştim. Barın ön kısmına gelmemle ayak seslerini işitmem bir olmuştu. Nihayet. İlk fark ettiğim şey, tavırlarındaki zorakilikti, ben de buna yarı umursamaz, yarı kurnazca bir sırıtışla karşılık vermiştim nitekim. "Benim. Ah, ne hoş bir sürpriz." Bunu girizgâh amacıyla mı, yoksa muhatabımın yapmacıklığına aynı şekilde karşılık vermek için mi söylediğimi tam olarak ben de kestiremiyordum.</FONT>


En son Vyacheslav E. Praslenko tarafından C.tesi Eyl. 05, 2009 6:41 am tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Adélaïde Bourque

avatar

Mesaj Sayısı : 23

MesajKonu: Geri: Akıp Giderken Geceler...   Cuma Eyl. 04, 2009 2:50 pm

Hakkında birkaç şey bildiği adamın yüzündeydi delici bakışları. Hatlarını, mimiklerini inceledi düşüncelerini okumak istercesine. Oldukça genç görünüyordu. Fakat kendinden emin havası olumlu bir kanaat bırakmıştı Adé'de. Severdi kendine güvenen insanları. Kendini beğenmişlikle kendine güven arasındaki o ince farkı yakalayabilen insanları severdi. Gerçi kesin konuşmak için erkendi ama insanların üzerinde ilk bıraktıkları etkiye önem verirdi Adé. Ve bu genç adama karşı belli etmese de küçük de olsa bir sempati beslemeye başlamıştı bile.

"Benim. Ah, ne hoş bir sürpriz."

Belki Adé'in yapmacıklığına karşılık oluşturduğu belki de tamamen doğasıyla alakalı olarak kendiliğinden oluşan sesindeki yapmacıklık da rahatlıkla hissediliyordu. Ama aldırmadı Adé. İstediği tek şey bir an önce işini halletmekti. Bu yüzden yapmacık gülümsemesini abes olmasın diye yavaşça yüzünden silip ciddi bir ifade takındı. Konuştuğunda ses tonu da ifadesiyle uyumluydu.

"Hoşluğunu bilemem ama pek de sürpriz sayılmaz değil mi?"
Cümlesi teknik olarak bir soru cümlesi olmasına rağmen, ses tonu ve ifadesi soru sorulmadığı, aksine karar verildiğini gösteriyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vyacheslav E. Praslenko
Tremedous Bar'ı Sahibi
Tremedous Bar'ı Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 23

Seviye
RP Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Akıp Giderken Geceler...   C.tesi Eyl. 05, 2009 6:54 am

Yüzümde oluşan ter damlaları bir türlü rahat bırakmıyordu beni. Lanet olsun! Yine istediğimi almamın zorunlu olduğu düşüncesi beynimi kemirmeye başlamıştı işte. Belli etmemeye çalışarak elimin tersiyle terimi silmeye çalıştım, tereddüte düştüğümü anlamasını istemiyordum. Tuhaf bir şekilde resmi, ama kibirli olmadığını düşündüğüm bu kadına karşı ufak da olsa bir ısınma oluşmuştu içimde. Yüzümde gülümseme yoktu, iyi rol yapmama rağmen yapmacık bir tebessüm, hiçbir zaman tahammül edebildiğim bir mimik olmamıştı. Kadının kararlı ses tonu cümlesinden seziliyordu:
"Hoşluğunu bilemem ama pek de sürpriz sayılmaz değil mi?"

Kadının haklı olduğunu -belki de istemeyerek- kabul etmek zorundaydım. Ne de olsa yapmacıklık bu gibi profesyonel ilişkilerde her zaman ters teperdi. Gözlerimi yuvalarında döndürdüm ve düşünceli hâlimi belli etmemeye çalışarak konuştum:
"Planlıydı, evet." diyerek kestirip atmıştım bu konuyu da. "Aslında sizden küçük bir iyilik rica edeceğim. Sonuçta insanlara iyi bir model olacak öncülüktesiniz." diye devam ettim. Sesim özgüvenimi ve muhatabımın önsezilerine de aynı ölçüde güvendiğimi açıkça belli ediyordu.

_________________


Just wish, it comes true.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Adélaïde Bourque

avatar

Mesaj Sayısı : 23

MesajKonu: Geri: Akıp Giderken Geceler...   Paz Eyl. 06, 2009 2:31 pm

Adé'in kararlı cümlesi işe yaramış olacak ki karşısındaki genç adam "Planlıydı, evet." demekle yetinmiş ve konuyu kapatmıştı. Adé kendinden memnun hafife gülümsedi adama. Bu işi yaparken zorlanmıyacaklarına dair bir his uyandı içinde.
"Aslında sizden küçük bir iyilik rica edeceğim. Sonuçta insanlara iyi bir model olacak öncülüktesiniz."
Sesi yüzündeki ifadeyle uyumluydu; kararlı ve güven verici.

"Hmm" dedi bakışlarını duvara dikip. "Güzel bir maske."
Bu tarz çıkar işlerini masum göstermek çok da umrunda değildi aslında. Zaten kötü diye tabir edilecek birşey yaptığına inanmıyordu. Tamam bazılarına göre etik değildi bu belki ama başkalarının düşünceleri önemli değildi. Ki hiçkimsenin bunu öğrenebileceğini de sanmıyordu Adé.

"Pekala." dedi bakışlarını duvardan alıp tekrar adama dikerek. "Bu küçük iyiliğin ayrıntılarını konuşalım o zaman." dedi istemsizce dudağında oluşan küçük kıvrımla.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Vyacheslav E. Praslenko
Tremedous Bar'ı Sahibi
Tremedous Bar'ı Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 23

Seviye
RP Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Akıp Giderken Geceler...   Salı Eyl. 08, 2009 6:19 am

Rüzgâr yavaşça içime işliyor, düşünme fonksiyonlarımı yavaşlatıyordu. Elimden geldiğince pratik olmalıydım bu tür işlerde, bu yüzden bakışlarımı beş metre ötedeki denizin dalgalanrından alıp muhatabıma yöneltmiştim. Elimden gelen en iyi şeylerden biri de bu türden çıkar ilişkileriydi, genelde bunları maksimium kârla kapatmayı başarırdım hep, tabii mantık akışımın dakikçe olması kaydıyla.

Zaten yirmi üç yıl boyunca düstur edindiğim en önemli şeylerden biri de buydu: Tüccârın dostu yoktur, çıkarı vardır. Samimi ilişkiler, her zaman bu türden çıkar birleşmeleriyle sağlanır ve muhatap gerçekten hoş bulunuyorsa, bu dostça iletişime devam edilirdi. Kurnazca sırıttım ve nezaketi elden bırakmamaya çalışarak cevapladım: "Endişe etmeyin, Bakanlık'ın bundan haberi olmaz bile." Ardından yüzüme keyifli bir sırıtış yerleştirerek devam ettim: "Tabii bunun karşılığında elde edeceğiniz şeyler de önemli. O yüzden, terfinizi sağlayacak bir iyilik düşünebiliriz, öyle değil mi? Bakışlarım delici bir hâl almıştı şimdi. Ne de olsa tehlikeli ve bu yüzden ne dese yaptıracak kişilerle ilişkilerim vardı ve bunu devreye sokabilirdim. Tabii bunun "mafya" diye algılanmasını istemiyordum, bu yüzden bir anlık sessizlikten faydalanarak muhatabın zihnini dağıtmalıydım: "Bir şeyler içmek ister misiniz?" dedim, bir yandan da ardımdaki kapıyı açarak vitrinin görünmesini sağlıyordum.

_________________


Just wish, it comes true.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Adélaïde Bourque

avatar

Mesaj Sayısı : 23

MesajKonu: Geri: Akıp Giderken Geceler...   Perş. Eyl. 10, 2009 5:10 am

Adamı dinlerken delici bakışları da mekanda dolaştı acele etmeden. Hiç birşeyi atlamadan inceledi. Reklamını yapacağı yeri tanıması gerekiyordu ne de olsa. Kısa süreli araştrması bittiğindeyse düşünceleri pek de olumlu sayılmazdı. Ama fzla umursamadı bunu. Yapması gereken tek şey işine bakmaktı.
"Endişe etmeyin, Bakanlık'ın bundan haberi olmaz bile."
dedi adam aynı güven verici tonda. Yüzüne yayılan sırıtışın sebebi ise bir sonraki cümlesinde saklıydı. "Tabii bunun karşılığında elde edeceğiniz şeyler de önemli. O yüzden, terfinizi sağlayacak bir iyilik düşünebiliriz, öyle değil mi?
Cümleyle birlikte adamın bakışlarındaki keskinlik atmıştı.
Adée biliyordu sebebini. Herşeyi biliyordu buraya gelirken zaten. Yapacağı *küçük iyiliğin* karşılığını verebilecek kişi basit bir adam olamazdı. "Bir şeyler içmek ister misiniz?"
Gelen soruyla birlikte düşüncelerinden sıyrıldı bir anlığına. Karşısındakinin de tam olarak bunu istediğine dair bir his oluştu içinde. Hafifçe gülümsedi. "Olabilir." dedi seçimi barın sahibine bırakarak. O içkileri hazırlamak için harketlendiğinde Adé de aynı kararlı ses tonuyla konuşmaya başlamıştı.
"Aslında şimdilik bir terfiye ihtiyacım yok." Bir an durup düşündü, genç adamın bardaklara içkiyi döküşünü izlerken. "Daha çok yerimi sağlamlaştırmaya ihtiyacım var." Evet, gerçekten hitiyacı vardı buna. Etrafındaki onca sinsi insanın bulunduğu mevkiye göz diktiğinden emindi. En ufak bir hatasını bulmak için, didik didik ediyorlardı herşeyi. Ama yıllarca çalışarak geldiği bu yeri kimseye kaptırmaya niyeti yoktu. Hem de hiç.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Akıp Giderken Geceler...   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Akıp Giderken Geceler...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» hayırlı geceler

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Evapsie :: Diğer Mekanlar~ :: Philadelphia :: ♣ Tremedous Bar-
Buraya geçin: